Lily Potter Ölümünün Harry İçin “Bir Kurtuluş” Olduğunu Biliyor muydu?

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları kitabında, Voldemort’un hatıralarında, Lily Potter’ın ölümüne Harry’nin gözünden şahit olmuştuk. Fakat neden öylece Lily ölmek istedi? Ölümünün kendi bakış açısından ayrıntılarıyla açıklandığı bu yazıya hep birlikte göz atalım. MuggleNet‘ten Nicole anlatıyor!

Şimdiye dek bildiğimiz tek şey, Lily’nin, kendini oğlunu korumak için hesaplı bir şekilde Voldemort’a öldürtmesiydi. Yetenekliydi, Muggle doğumlu zeki biriydi ve Snape gibi bir insanla arkadaşlık kuracak kadar büyük bir kalbe sahip biriydi. (Çevirmen olarak Snape gibi bir insan konusuna katılmıyorum!) Voldemort’un, Lily’ye kendisini kurtarmasını sağlayacak bir yol önerdiğini biliyoruz. Fakat Lily bunu kabul etmemişti.

Bu hikayeyi Lily’nin bakış açısından tekrar yazmak istememin sebebi, Lily Voldemort’u ilk kez alt eden Muggle doğumlu bir cadı olmasıydı. Bunu Voldemort’un bakış açısından göreceğimizi de sanmıyorum. Harry’yi, onu öldüren şey olarak görüyordu fakat büyülerin en kuvvetlisini yaparak onu gücünden mahrum eden bebek Harry değildi – önceden küçümsediği Muggle doğumlu kız bunu yapmıştı.

İşte başlıyoruz!

Yere uzanmış James, küçük Harry’nin patlatması için havaya duman bulutçukları gönderiyordu. Küçücük eli yukarı uzandı. Eğer duman katı olsaydı onu yakalayabilirdi. Yine de yumuşak cildi büyülü bulutun içinden geçerken neşeyle ciyakladı.

Lily, James’e asla söylemeyecekti; fakat içindeki küçük bir parça, gizlenirken paylaştıkları bu zaman için mutluluk duyuyordu. Hayat, onların evlenmesinden bile çok önce belirsizleşmişti. Beraber geçirdikleri her an sanki bir rüyaydı. Fakat yakında, çok yakında Yoldaşlık’a yardım etmenin bir yolunu bulmak zorundalardı. Harry’nin büyümek için güvenli bir yere ihtiyacı vardı. Böyle bir dünya için muhtemelen Voldemort’un olmaması gerekiyordu. Yoldaşlık’tan vefat eden insanların sayısı arttıkça, kendisi ve James bu işi yapacak tek insanlar olarak kalabilirlerdi. Fakat o kadar uzun beklemeyeceğiz.

Lily, ön odanın kapısına doğru giderek kapıyı yavaşça açtı. “Uyuma vakti.”

“Aaah, daha değil Anne” dedi James muzip bir tavırla. Sonra Harry’yi kucağına aldı ve annesinde teslim etti. “Çok gecikme, tamam mı? Konuşacak çok şeyimiz var.”

Lily, Harry’yi yatağına bırakmak için üst kata çıktı. Bu odayı dekore etmek için çok uğraşmıştı. Bebeği kucağına sallarken, Harry yavaşça esnedi. ”Çok fazla eğlendin, anlıyorum.” dedi kafasından yavaşça öperken. “Asla, aşkım. Bu dünyada asla çok fazla eğlence yoktur. Bunu daima hatırla.”

Gözleri yavaşça kapanırken, Harry yanağını yavaşça annesinin omuzlarına bastırdı. Lily onu biraz daha salladı. James ise planı tartışacakları için gergindi, fakat bu gece yarı-normal bir aile olarak huzur içinde geçirdikleri son gece olabilirdi.

Alt kattan bir patlama sesi geldi. Sanki biri dış kapıyı patlatmıştı. Lily huzursuzlanmış fakat hala uykulu Harry’yi koridora kadar götürdü. James, bu sırada tüm gücüyle bağırıyordu. “Lily, Harry’yi al ve git! Bu o! Git! Kaç! Onu oyalayacağım!”

Lily geriye seslenemeden, bir yılan tısladı

Avada Kedavra!

Gürültülü bir çarpma sesi duyuldu, Lily ruhunun derinliklerinden kopup gelen bir çığlık attı. Fakat şu an paniğe kapılamazdı, yoluna devam etmeliydi.

Yeşil ışık, merdivenlerden yukarı doğru parıldadı. James kaçmasını söylemişti, iyi de nereye? Asası, alt kattaki mutfaktaydı. Voldemort’un öylece gelip oğullarını öldürmesine izin veremezdi. Harry olmazdı. İzin vermeyecekti.

Harry’nin odasına doğru seğirtti, kapıyı kilitledi ve bir kutu yığınını kapının önüne yığdı. Yardım çağırmak için biraz da olsa zaman kazanmaya çalışıyordu. Bathilda evinde miydi yoksa Yoldaşlık için dışarıda mıydı? Evde olsa bile, Harry ve Lily’nin ikisinin de hayatta kalması için yeterli zaman yoktu.

Lily Harry’nin alnına öpücük kondurdu. Tamamen uyanmıştı fakat hala biraz sersemdi. “Cesur ol, Harry. Annecik seni seviyor. Babacık seni seviyor. Daima cesur ol,” yatak odasının kapısı havaya uçarak açılana kadar bunu tekrarlıyordu. Lily, Harry’yi beşiğine bıraktı, önüne geçti ve kollarını iki yana açtı.

Asasızdı, fakat bu onu çaresiz kılmıyordu. Voldemort onun bir sonraki hamlesini tahmin etmemeliydi – Harry için.

“Harry olmaz, Harry olmaz, lütfen Harry olmaz!”. Gözyaşlarını daha fazla tutamadı. Kocasının ölümüyle zaten yıkılmış olan Lily, duygularını açığa vuruyordu.

“Kenarı çekil, aptal kız…kenarı çekil, şimdi.”

Lily neredeyse gülümseyecekti. Voldemort hakikaten de Dumbledore’un bahsettiği kadar aptaldı. Ve şimdi kehanet yerine gelecekti ve Harry yaşayacaktı “Harry olmaz, lütfen, hayır, beni al. Onun yerine beni öldür – ”

“Bu son uyarım – ”

“Harry olmaz!”. Tüm gücüyle haykırdı.

“Lütfen… Merhamet… Merhamet et… Harry olmaz! HARRY OLMAZ! Lütfen – her şeyi yaparım – ”

“Kenarı çekil. Kenarı çekil, KADIN!”

Hadi öldür, diye düşündü Lily. Neyi bekliyorsun? Neden diğerlerini bir çırpıda öldürürken bu kadar bekliyorsun?

Asası yükselmeye başladı. Lily bir anlığına da olsa zafer duygusuyla tatmin olmuştu. James’in ölümüne sebep olan ve ölümcül yeşil ışıkla odayı dolduran sözcükler Harry’nin kurtuluşu anlamına geliyordu.


Yeniden yazdığım bu sahnede Lily’nin hakikaten ne düşündüğünü bilmiyorum. Sadece Rowling bunu bilebilir. Fakat bana göre, Lily, Bayan Weasley ve hatta Ginny’nin yolunu açan daima güçlü bir anne figürü olmuştur. Lily’nin “kazara” en güçlü büyüyü yaptığına inanmıyorum, bir asa ya da bir büyülü güç gerektirmeyen büyüyü. Lily’nin yoğun sevme gücüyle Voldemort’u alt ettiğine ve kendi ilk “ölümüne” götürdüğünü düşünmek istiyorum.

Lily’nin son anlarında ne düşündüğüne inanıyorsunuz? Bizlerle paylaşmayı unutmayın.

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 6
    Shares
6 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir