Kategoriler: Pottermore

Harry Potter Dünyasının En Zor Büyüleri

Wingardium Leviosa’nın zor geldiği günleri hatırlıyor musunuz?

Büyü, doğası gereği, zor bir şeydir. Bu yüzden cadılar ve büyücüler Hogwarts’a gider. Büyülerini nasıl kontrol edebileceklerini öğrenirler. Daha da ilginci, ortalama bir büyücünün yeteneklerinin ötesine uzanan belli büyüler vardır: büyüyü yapmayı bilmekten çok daha fazlasını isteyen, ustalaşmak gereken.

Pottermore, sizler için en zorlarından bazılarını derlemiş…

Cisimlenme ve Buharlaşma

Cisimlenme – ışınlanmanın büyülü formu – ustaların büyüsü değildir. Aslında Harry Potter dünyasında çok yaygın görülebilir. Aslında, doğru yapılması oldukça ince detaylar ister. Tam da bu yüzden, Cisimlenme ve Buharlaşma büyülerini yapmak için, büyücülerin 17 yaşından büyük olması ve Sihirli Ulaşım Departmanı’ndan ehliyet almaları zorunludur. Bu ehliyet içinse bir testi geçmeleri gerekir. Muggle’lar ve sürücü kurslarına benzer bir şekildedir fakat ayaklarınızı evinizde bırakmanıza yol açacak kadar bir farka sahiptir.

Cisimlenme çok detaylı bir büyüdür çünkü yüksek seviyede zihin becerisi ister. Öyle bir beceridir ki, birçok büyücü, özellikle çocuklar buna erişemez. Harry Potter ve Melez Prens kitabında, Harry’nin sınıfında öğretilirken, Cisimlenme hocası Wilkie Twycross büyüyü üç D olarak tanımlamıştı: ‘Durak, Dirayet ve Düşünce’. Hayal edebileceğiniz gibi, bazı büyücüler zihinlerini iki mekanda birden odaklıyordu. Bu zayıf zihin gücünün sonucu ise Septirme oluyordu – vücut parçalarının iki mekanda da bulunması durumu. Ron’un talihsiz bir şekilde Ölüm Yadigarları’nda da yaşadığı gibi

Sözsüz Büyüler ve Asasız Büyü

Hali hazırda söylendiği gibi büyü zor bir şeydir. Dahası, eğer daha da zorlaştırmak istiyorsanız, sessiz olabilirsiniz ya da tamamen asasız.

Sözsüz büyüler genel olarak asayla yapılır fakat büyünün sözleri sesli bir şekilde söylenmez. Profesör Snape’e göre bunun avantajı şöyledir:

Büyülü sözleri sesli bir şekilde söylemeden büyü yapabilenler, sürpriz etkenini kullanırlar.

Fakat bu etken devasa bir konsantrasyon ve zihin gücü gerektirir. Büyüyü yapan kişinin, büyüyü açıkça söylemek yerine zihninde oluşturması gerekir. Tıpkı alfabeyi öğrenmek ve Savaş ve Barış’ı okumak arasındaki fark gibi – Hogwarts öğrencileri bunu altıncı yıllarında tecrübe eder. Bundan öncesinde sözsüz büyü yapmaları beklenmez.

Bundan daha zor olanı ise, asasız büyüdür. Asa olmadan büyü yapmak pek çok büyücünün ötesindedir. Alevler gibi büyü de zapt edilemez, kaotik ve uçucu olabilir – tam da bu yüzden büyücüler, büyüyü kanalize etmek için asa kullanır – ve en yüksek derecede beceriyle kontrol etme disiplini gerektirir. Asasız büyü, bisikleti ellerini kullanmadan sürmeye benzer – bir deprem sırasında.

Patronus Büyüsü

Patronus Büyüsü’nü başarıyla yapmak için, büyücü konsantre olmalıdır. Tüm gücüyle en mutlu anısına odaklanmalı: Patronus için güç kaynağı olan şey, positif enerjinin dışavurumu. Asalarıyla çemberleri çizmelidirler ve ‘Expecto Patronum’ demeleri gerekir. Eğer başarırlarsa, iki çeşit Patronus oluşturulabilir. Cismani olmayan, asadan gümüşi bir huzme olarak çıkan; ya da tamamen cisimlenmiş bir koruyucu, büyücünün kişiliğini en iyi yansıtan hayvana bürünmüş şekilde.

Bu büyünün zor olmasının sebebi pek az büyücünün hem büyü hem de duyguları üzerinde konsantre olabilmesidir. Bununla birlikte, Harry Potter, Hogwarts zamanlarında bu büyüde ustalaşmayı başarmıştır – bu büyüyü yapan en genç büyücülerden biri olmuştur – ve bu büyüyü Dumbledore’un Ordusu’na öğretmiştir. Dahası, Dumbledore’un Ordusu için bile yıllar boyunca hazırlık yapmayı gerektirir.

Zihinbend

Harry’nin kesinlikle Hogwarts yıllarında ustalaşamadığı bir büyüydü zihinbend. Zihinfend’e karşı koymaya yarayan karanlık ve antik sanat. Zihinfend, diğer insanların zihnine girmek için kullanılan bir büyüdür. Zorluk açısından, Patronus Büyüsü ile aynı seviyede görülebilir, fakat iki büyü çok farklı disiplinler gerektirir, Harry’nin birini başardığı ve diğerini beceremediği.

Patronus Büyüsü duygularınızı açığa çıkarmayı gerektirirken, Zihinbend duygulardan arınmayı, zihni boşaltmayı ister. Bir zihinfend’i ancak bu şekilde engelleyebilirsiniz; herhangi bir hissi ya da düşünceyi fark etmeyi. Çünkü ortada fark edilecek ne bir duygu kalır ne de bir düşünce.

Bu yüzden Zihinbend belli bir tür zihin yapısına ihtiyaç duyar. Harry Potter ve Melez Prens’te Draco Malfoy’un, Dumbledore’u öldürme planını saklamak için kullandığı zihinbend başarıya ulaşırken, Harry’nin becerememesinin sebebi budur.

J.K. Rowling ile 2005’te yapılan bir röportaj dahasını da doğrulamaktadır:

“Draco’nun, Harry’nin tersine Zihinbend hakkında yetenekli olduğunu düşünüyorum. Harry’nin başarısız olmasının sebebi, duygularının her zaman yüzeye çok yakın olması ve birçok farklı şekilde yara almış olmasıydı. Fakat başına gelenler hakkındaki hisleriyle oldukça barışıktı. Onları bastırmaya çalışmıyordu, hatta yüzleşmek konusunda oldukça dürüsttü. Onları bastıramadığı için, anılarını da bastıramıyordu. Fakat Draco’yu, hayatını ve duygularını bölümlere ayırıp bastırmakta yetenekli, hatta daima bastıran biri olarak görüyorum.”

Uçmak

Eğer Lord Voldemort büyücülük dünyasının bilinen en şeytani büyücüsü değilse bile, kesinlikle en parlak ve zeki olanlarından biri olarak hatırlanabilir. Çünkü, uzun yıllar boyunca büyüyle bile imkansız görünen bir şeyi başararak kullananın uçmasını sağlayan bir büyü icat etti. Havalanmak değil, süpürge değil, yardımsız bir şekilde bulutlar arasında uçmak. Ne kadar inanılmaz? Bu büyünün topluluğa ilk gösteriminin Harry Potter’ı öldürme girişimi sırasında olması da utanç verici.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları kitabında, ‘Yedi Potter’ kısmında gerçekleşiyor. Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın Harry’i daha güvenli bir yere taşıma çabaları sırasında, yolda saldırıya uğradığı sahnede. O şok edici an karşınızda:

“Ve Harry onu gördü. Voldemort rüzgâra kapılmış bir duman gibi, onu taşıyan süpürge ya da testral olmadan uçuyordu, yılanımsı yüzü karanlıkta parlıyor, beyaz parmakları tekrar asasını kaldırıyordu.”

– Harry Potter ve Ölüm Yadigarları

Bunu sadece Voldemort’un yapabildiğini düşünürsek, uçmanın ne kadar zor olabileceğini bilmenin kesin bir yolu yok. Fakat aynı zamanda tarihte bu tarz bir büyüyü yaratabilen ilk büyücü olduğunu da hesaba katarsak, Madam Hooch’un endişelenmek için bir sebebi yok gibi.

Hortkuluk Yaratmak

Sonunda bir Hortkuluk yaratmaya vardık. Çeşitli sebeplerden dolayı Büyücülük dünyasının sunabileceği en zor ve sınır büyülerinden biri, belki de en zoru.

Bir Hortkuluk, büyücünün bir nesne alarak ruhunun bir parçasını ona bağlamasıyla oluşur. Amaç ölümsüzlüktür, mantığı ise nesnenin içindeki ruh parçası var olduğu sürece, gerçek anlamda hiçbir zaman ölemezsiniz. O kadar Karanlık ve iğrenç bir büyüdür ki, büyücülük dünyasının çoğunluğu için bir sır olarak kalmıştır. Birçok deneme girişimi bilinmesine rağmen, sadece bilinen iki büyücü bunu başarabilmiştir:

Antik Yunan Kara büyücüsü İğrenç Herpo, bir hortkuluk yaratmıştı. Ve Voldemort; büyü üzerinde ustalaşarak yedi tane hortkuluk yaratan kişi. Ve tekrar, uçma ile birlikte, Tom Riddle’ın istisnai yeteneklerinin kötülüğe dönüştüğünün bir başka kanıtı.

Hortkuluk yaratma işlemi ise bilinmiyor; J.K. Rowling’e göre bir sözcük ve “sesli bir şekilde söylenmek için çok korkunç olan birçok şey yapmak” gerekiyor. Bildiğimiz tek şey, ruhu bölmek için cinayet işlenmesi gerektiği. Horace Slughorn a göre, cinayet:

“Şeytanın en önemli eylemi… Öldürmek ruhu parçalara ayırır: büyücü kopmuş bu parçayı gizleyebilir.”

Affedilmez Lanet ile birlikte, ruhunu parçalamanın zorluğu nasıl bir kişi olduğunuza göre değişir – bir insanı öldürmenin ne kadar zor olduğunu düşündüğünüze göre.

Fakat, ruhunu parçalamanın ötesinde, bir parçanın bir nesneye konmasının gizemli prosedürünün ötesinde, basitçe varoluş sorunu mevcuttur. Ruhu parçalamak, daha az ruhla yaşamak manasına gelir. Ruhunu yedi parçaya ayıran Voldemort’un kalan parçasının dengesiz olduğu söylenir – bebek Harry’i Godric’s Hollow’da öldürmeye çalışırken parçalanmasının bir sebebinin de bu olduğuna inanılır. Takip eden şey ise Hortkuluk yaratmanın en zor kısmıdır – fiziksel vücudun yok edilmesi. Yaşarsın, görürsün fakat cismani bir formun yoktur. Voldemort bunu Harry Potter ve Ateş Kadehi’nde açıklamıştı:

Bedenimden koparıldım, ruh bile değildim, en değersiz hayaletten de beterdim… ama yine de, hayattaydım.

Profesör Slughorn’ın da bir gün dediği gibi: “Ölüm daha tercih edilebilir bir seçenek.”

Siz daha zor bir büyü biliyor musunuz? Ya da bu büyülerin zorluğu hakkındaki fikirleriniz neler? Bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Evren Ergen

1995'te Eskişehir'de doğdum. Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum. 7 yaşımda Harry Potter sayesinde fantastik edebiyatla tanıştım. Kitapları ve teorileri çok seven biriyim. En ince ayrıntıları keşfetmek için kitapları kaç kez baştan okuduğumu bilmiyorum. Roleplay sitelerinin köşelerinde Harry Potter ağırlıklı olmak üzere yazılar yazdım ve çeşitli alanlarda amatör çeviriler yaptım. Elimde asayla büyü yapmaya çalışmaya devam ediyorum. Bir gün başaracağımı düşünerek Hogwarts mektubumu inançla bekliyorum.