Kategoriler: ListePottermore

Severus Snape’in Çok Yanlış Anlaşıldığı 5 An

Tamam, birkaç ters zamanı olabilir ama Hogwarts’ın huysuz profesörü her zaman çok da kötü işler yapmıyordu. Severus Snape’i tanımamız sadece biraz uzun bir zaman aldı. Bizi sonuna kadar ikilemler içinde bıraksa da, yanlış anlaşıldığı beş önemli olayı hep birlikte hatırlayalım!

Spoiler yolda, dikkat edin!

1. Harry’nin Süpürgesinin Snape Tarafından Sabote Edildiğini Düşündükleri An

Harry ilk Quidditch maçını oynarken, süpürgesi Nimbus 2000 birden onu sırtından atmaya çalışmaya başlamıştı. Bu sırada, Hermione, Snape’in gözlerini Gryffindor’un arayıcısına diktiğini ve mırıldandığını fark ediyordu ve iki olayı üst üste koyduğu zaman.. Lanetler hakkında bilgili olan ( her konuda olduğu gibi ) Hermione, Snape’in süpürgeye bir uğursuzluk büyüsünü yaptığını düşündü ve Harry’i kurtarmak için ateş büyüsü ile cevap vermek için yardıma koştu.  Aslında, Snape’e yaklaşmaya çalıştığı sırada asıl suçlunun dikkatini bozmuştu. Olayın ardındaki gerçek ise, Profesör Quirrell’in Harry’e uğursuzluk büyüsü yaptığını itiraf etmesi ve Snape’in koruma büyüleri olmasaydı başaracağını açıklaması ile ortaya çıkmıştı. Başka bir deyişle, Snape aslında Harry’nin hayatını kurtarmaya çalışıyordu fakat eline suçlanmaktan başka bir şey geçmedi. Çok acımasızca!

2. Snape’in Felsefe Taşını Çalmaya Çalıştığını Düşündükleri An

“Hala bunun olabileceğini düşünmüyorsunuz, değil mi? Bakın, Snape taşı korumaya yardım etti, onu çalmak istemiyor.” – Harry Potter ve Felsefe Taşı

Hagrid’in güvence vermesine rağmen, Harry, Ron ve Hermione bazı şüpheleri hareketleri göz ardı edemiyordu. Troll okulun koridorlarında gezinirken Snape neredeydi? Fluffy nasıl bacağını hırpalamıştı? Neden diğer bir profesörü tehdit ediyordu? Bunların tek bir açıklaması olabilirdi; Karanlık Lordu hayata döndürmek için, Snape Felfese Taşının peşindeydi. Üçlümüz bir kez daha uçan süpürgenin yanlış tarafındaydı. Snape, taşın yanlış ellere geçmesini engellemeye çalışıyordu. Gerçek tehlike ise üzerindeki tüm dikkatleri dağıtıyordu; kimse Quirrell’den şüphelenmezken tüm gözler diğer meslektaşına dönmüş durumdaydı. Şükür, Voldemort’un planı bozuldu da bu yanlış anlama sona erdi. Öte yandan, bu olay Snape ve Harry’nin arasını düzeltir diye düşünüyorduk ancak… biz de yanılmışız.

3. Sirius Hakkındaki Mesajının Snape Tarafından Dikkate Alınılmadığı Düşünüldüğü An

“Efendim, Patiayak’ı ve saklandığı yeri biliyorlar!”– Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı

Harry’nin Sirius hakkındaki gizli mesajı diğerleri için bir şey ifade etmezken, Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın bir üyesi olan Snape mesajı anlayabilirdi değil mi? İksirlerin Ustası hakkında kim ne söylerse söylesin, herkesin üzerinde mutabık kalacağı nokta kesinlikle salak olmadığıdır. Öylese Harry’nin mesajına niye kulak vermedi?

Snape, Sirius’un işkence görebileceği ya da öldürülebileceği ihtimalini küçümsüyor muydu? Tabi ki hayır, ancak hangi koşulda olursa olsun, böyle bir mesaj Dolores Umbridge’in önünde verilemezdi. Harry tarafından bilinmese de, Snape, Umbridge ve öğrenciler gittikten Sirius’a ulaştı ve tedbir almasını sağladı. Ne yazık ki her şey planladığı gibi gitmedi, Sirius Grimmauld Meydanı’nı Zümrüdüanka Yoldaşlığı ile birlikte savaşmak için terk etti ve sonuç olarak hayatını kaybetti.

Snape mesajı göz ardı etmiş olsa ya da Sirius’u uyarmış olsa bile, Harry vaftiz babasını kaybetmesinden Snape’i kısmı olarak sorumlu tuttu. Belki de suçu Snape’e atmak kaybıyla yüzleşmesinden daha kolaydı.

4. Dumbledore’u Öldürdüğü An

Tüm serinin en şok edici hareketlerinden biri, Snape’in Hogwarts’ın sevilen müdürüne bağışlanamaz Avada Kedavra lanetini uygulamasıydı. Snape’in kime bağlı olduğunu sorgulayanlar, bu hareketin üzerine onun gerçek yüzünü gördüklerini düşündüler. Sonuçta tüm zamanların en çok sevilen büyücüsünü öldürmekten bahsediyoruz.

Ama sadece Dumbledore’un bildiği ve kimsenin anlamadığı nokta şuydu; Snape’in başka seçeneği yoktu. Marvolo Gaunt’un lanetli yüzüğü ile yaklaşan ölüm ve Lord Voldemort’un Malfoy’u suikast için ayarttığı bilgisine sahip olan Dumbledore, bu korkunç görev için Snape’i hazırlamıştı.

Draco için başarısızlık günlerini sayılı hale getirecek, başarılı olsa ruhu karanlığa esir düşecek. Snape, yerine getirdiği bu görev ile çocuğun zavallı ruhunu kurtarmış oluyordu.

5. Harry’i Her Daim Azarladığı Anlar

Aslında Snape’in azarları Harry’i güvende tutmak içindi.

Snape’in Slytherin evi gibi acımasız olduğunu ve öğrencilerine kaba davrandığını inkar edemeyiz. Örneğin zavallı Hermione’ye “Katlanılamaz Çokbilmiş” demesi bile bir gösterge. Fakat Snape’in hareketlerinin temel nedenini anladığımız zaman, onda göze çarpandan çok daha fazlasını olduğunu anlıyoruz, tamam Harry’e olan hakaretlerini bir kenara koyarak söylüyoruz bunu.

Artık hepimizin bildiği gibi, Harry Potter, Snape’e hayatının ilk ve tek aşkı Lily’den kalan son şey. Lily öldüyse Harry yaşamalı.

İşleri daha da kötü hale getirmek için, Harry’de Lily’nin kalbini çalan ve onu Voldemort’tan koruyamayan James Potter gibi davranıyor, hiçbir sebep olmadan Snape’e acı çektiriyordu.

Hogwarts’da caka satarak yürüyen ve her söze verecek bir cevabı olan Harry’i görmek tam anlamıyla Snape’in sinirlerini bozuyordu. Gerçi ne kadar acı verici olsa da Harry, Lily Potter’dan kalan son canlı hatıraydı ve en azından Harry, gözlerini annesinden almıştı.

Snape yaptığı bir çok görev sonrasında ne değeri, ne cesareti ne de yardımları için takdir görmedi. Bariz yanlış anlaşılmalar ile geçen trajik hayatında gerçekler de onunla beraber öldü. Ancak, Snape’in mirası Harry’nin oğlu Albus ile yaşıyor:

“Albus Severus.. Sana Hogwarts’ın iki müdürünün adı verildi. Bir tanesi Slytherin’di ve muhtemelen tanıdığım en cesur adamdı.” – Harry Potter ve Ölüm Yadigarları


Bunlar da ilginizi çekebilir:

* Severus Snape’in Hoşlandığı 10 Şey

* İzlerken Kendimizden Geçtiğimiz 10 Efsane Severus Snape Sahnesi

Emrehan Kılıç

1987 Ankara doğumluyum. Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter kutsalımdır. Fantastik kurgular hakkında okumayı, tartışmayı ve araştırmayı severim. Nadir bulunan fantastik serileri toplamak en büyük hobimdir. Harry Potter ile 1999 yılında tanıştım sanıyorum, daha birinci kitabı okumamışken Sırlar Odası hediye olarak gelmişti. O günden beri Hogwarts mektubumu bekliyorum.