3. FİLME KALAN SÜRE

The Ickabog #19: J.K. Rowling’den Bir Peri Masalı – Leydi Eslanda | OKU

The Ickabog #19: J.K. Rowling

J.K. Rowling’in kaleminden yeni bir peri masalı: The Ickabog. Yazar, Harry Potter serisini yazdığı sıralarda başladığı bu öyküyü yıllar sonra internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlanıyor. FantastikCanavarlar.com olarak bizler de bölümleri Türkçeye çevirip sizlerle buluşturuyoruz.

The Ickabog hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.


– giriş, önsöz ve ilk bölümler-
– bölüm 16 –
– bölüm 17 –
– bölüm 18 –

bölüm 19

Leydi Eslanda

Spittleworth şimdi zindanlara doğru adım adım ilerliyormuş. Herringbone’un ölümünün ardından, o üç babayiğit askeri öldürmesine artık hiçbir şey mani olamazmış. Onları bizzat kendi silahıyla vurma niyetindeymiş. Nasılsa sonrasında, bir hikâye uydurmak için yeterince zamanı olacakmış. Belki bedenlerini kraliyet mücevherlerinin saklı tutulduğu mahzene bırakıp onları çalma girişiminde bulunmakla suçlayabilirmiş.

Gel gelelim, Spittleworth tam elini zindan kapılarına götürmüş ki, arkasında karanlığın ardında bir ses usulca konuşmuş.

“İyi akşamlar, Lord Spittleworth.”

Spittleworth dönüp baktığında, kuzgun karası saçları ve ciddi bakışları olan Leydi Eslanda’yı karanlık sarmal merdivenlerden inerken görmüş.

“Bu geç saatte ayaktasınız, leydim,” demiş Spittleworth, eğilerek.

“Evet,” demiş Leydi Eslanda, kalbi göğsünde deli gibi çarparken. “Ben – ben uyuyamadım. Biraz dolaşmak istedim.”

Ama bu bir yalanmış. Aslında, Eslanda yatağında derin bir uyku çekerken kapısının çılgınca vurulmasıyla uyanmış. Kapıyı açınca, karşısında, Spittleworth’a şarap hizmeti verirken Nobby Buttons’la ilgili tüm yalanları duyan hizmetçi kız Hetty’yi bulmuş.

Hetty, Spittleworth’un Nobby Bottons ile ilgili anlattığı hikâyeyi duyduktan sonra neyin peşinde olduğunu merak etmiş ve onu Muhafızlar Odası’na kadar takip edip kulağını kapıya dayayarak içeride olan biten her şeyi duymuş. Üç babayiğit asker sürüklenerek götürüldüğünde Hetty koşarak saklanmış ve sonra da Leydi Eslanda’yı uyandırmak için hızla merdivenlerden yukarı çıkmış. Vurulmak üzere olan adamlara yardım etmek istiyormuş. Hizmetçinin, Eslanda’nın Kaptan Goodfellow’a olan gizli aşkından haberi yokmuş. O yalnızca saraydaki tüm leydilerin arasında en iyisi olan Leydi Eslanda’yı seviyormuş ve onun kibar ve zeki biri olduğunu biliyormuş.

Leydi Eslanda aceleyle Hetty’nin ellerine birkaç altın sıkıştırmış ve ona bu gece sarayı terk etmesini tembihlemiş, çünkü hizmetçinin başının fena halde derde girmesinden korkuyormuş. Sonra da, Leydi Eslanda titreyen ellerle üzerini giyinerek eline bir fener kaptığı gibi hızla yatak odasından çıkıp odanın hemen yanında yer alan sarmal merdivenlerden aşağı inmeye koyulmuş. Gel gelelim, merdivenlerin sonuna varmadan önce sesler duymuş. Fenerini söndürmüş ve Herringbone’ı, Kaptan Goodfellow ve arkadaşlarının öldürülmeleri yerine zindanlara götürülmelerini emrederken dinlemiş. O andan beri merdivenlerde saklanmaya devam etmiş, çünkü askerlerin başındaki tehlikenin henüz geçmediğine dair içinde kötü bir his varmış – ve işte, şimdi, tam da beklediği gibi, Lord Spittleworth elinde bir tabancayla zindanlara doğru ilerliyormuş.

“Baş Danışmanı gördünüz mü?” diye sormuş Leydi Eslanda. “Az önce sesini duydum, sanırım.”

“Herringbone emekliliğe ayrıldı,” demiş Spittleworth. “Şuan tam karşınızda yeni Baş Danışman duruyor, leydim.”

“Oh, tebrik ederim!” demiş Eslanda, dehşete düştüğü halde memnun olmuş gibi davranarak. “O zaman zindanlardaki üç askerin duruşmasını siz yürüteceksiniz, öyle değil mi?”

“Bakıyorum da, her şeyden haberiniz var, Leydi Eslanda,” demiş Spittleworth, onu yakından inceleyerek. “Zindanlarda üç askerin olduğunu nereden biliyorsunuz?”

“Herringbone bahsederken duydum,” demiş Leydi Eslanda. “Anlaşılan, onlar çok saygın askerler. Onların adil bir duruşmaya çıkarılmasının ne kadar önemli olduğundan bahsediyordu. Kral Fred’in de aynı fikirde olacağını düşünüyorum, çünkü kendisi itibarını oldukça önemser. Aslında bu tam da olması gerektiği gibi. Bir kralın etkili olabilmesi için sevilmesi önemlidir.”

the ickabog Amelia 12
Çizim: Amelia (12 Yaşında)

Leydi Eslanda yalnızca kralın itibarını düşünüyormuş gibi yaparak çok doğru bir iş yapmış ve onu duyan on insandan dokuzu onun bu içtenliğine inanırmış. Gel gelelim, ne yazık ki, Spittleworth onun sesindeki titremeyi yakalamış ve kadının bu adamlardan birine aşık olabileceğinden şüphelenmiş; sonuçta, gecenin bir yarısı onların hayatını kurtarmak ümidiyle kendini merdivenlere atmış.

“Merak ediyorum da,” demiş Spittleworth, onu dikkatle izleyerek, “bu kadar önemsediğiniz kişi aralarından hangisi?”

Leydi Eslanda yüzünün kızarmaması için ne kadar uğraşsa da, ne yazık ki, başaramamış.

“Ogden olduğunu zannetmiyorum,” demiş Spittleworth, düşüncelere dalmış bir halde. “Çünkü o çok düz bir adam ve zaten bir karısı var. Wagstaff olabilir mi? Eğlenceli bir adam ama yüzü çıban dolu. Hayır,” demiş Spittleworth, yumuşak bir sesle, “bence sizi böyle kızartan kişi, yakışıklı Kaptan Goodfellow olmalı, Leydi Eslanda. Ama sahiden değerinizi bu kadar düşürmüş olabilir misiniz? Sizin de bildiğiniz gibi, peynir yapımcısı bir aileden geliyor.”

“Bir adam onurlu olduğu sürece, onun peynir yapımcısı ya da kral olmasının benim için hiçbir önemi yok,” demiş Eslanda. “Ve eğer o askerler duruşma olmadan öldürülecek olursa, kralın onuru lekelenir ve ben de uyanır uyanmaz ona bunu söylerim.”

Ardından, Leydi Eslanda yerinde dönmüş ve titreyerek sarmal merdivenleri tırmanmaya koyulmuş. Askerlerin hayatını kurtarmaya yetecek bir konuşma yapıp yapamadığından emin olamadığı için ise bütün geceyi uykusuz geçirmiş.

Spittleworth, ayakları buz tutup hissedemeyeceği raddeye gelene dek o soğuk geçitte dikilmeye devam etmiş. Ne yapması gerektiğine karar vermeye çalışıyormuş.

Bir yanı, bu askerlerden bir an önce kurtulmak istiyormuş, çünkü çok fazla şey biliyorlarmış. Bir diğer yanı ise Leydi Eslanda’nın haklı olmasından korkuyormuş. Askerler duruşma olmadan öldürülürse halk kralı suçlayabilirmiş. Sonra, Fred Spittleworth’a çok kızabilir, hatta onu Baş Danışmanlık işinden bile alabilirmiş. Eğer öyle olursa, Spittleworth’un Marshland’den dönüş yolculuğu boyunca tadını çıkardığı tüm güç ve zenginlik hayalleri çöpe gidermiş.

Böylelikle Spittleworth zindan kapısından çıkıp yatağına doğru yol almış. Bir zamanlar evlenmeyi umut ettiği Leydi Eslanda’nın peynir yapımcısı bir ailenin oğlunu tercih ettiğini düşündükçe içten içe kendini aşağılanmış hissediyormuş. Spittleworth yatmadan önce mumu söndürürken, Eslanda’ya bir gün bu aşağılamasının bedelini ödeteceğine kendi kendine söz vermiş.

Bölüm 20: Beamish ile Buttons’a Madalya 

The Ickabog hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

GÖZ ATIN  The Ickabog #15: J.K. Rowling'den Bir Peri Masalı – Kralın Dönüşü | OKU
⁠⁠⁠Evapsie!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir