3. FİLME KALAN SÜRE

The Ickabog #32: J.K. Rowling’den Bir Peri Masalı – Plandaki Kusur | OKU

The Ickabog #32: J.K. Rowling

J.K. Rowling’in kaleminden yeni bir peri masalı: The Ickabog. Yazar, Harry Potter serisini yazdığı sıralarda başladığı bu öyküyü yıllar sonra internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlanıyor. FantastikCanavarlar.com olarak bizler de bölümleri Türkçeye çevirip sizlerle buluşturuyoruz.

The Ickabog hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.


– giriş, önsöz ve ilk bölümler-
– bölüm 29 –
– bölüm 30 –
– bölüm 31 –

bölüm 32

Plandaki Kusur

Bay ve Bayan Tenderloin’in komşuları ertesi gün uyandıklarında ve yolun dört bir yanında tavukları bulduklarında, tavuklarının kaçtığını Tubby’ye söylemek için evine koşturmuşlar. Dev ayak izlerini, dört bir yana saçılmış kan ve tüyleri, kırık dökük arka kapıyı bulunca ve üstüne üstlük karı kocadan da hiçbir iz bulamayınca komşuların nasıl bir dehşet yaşadıklarını varın siz hayal edin.

Daha bir saat geçmemiş ki, dev bir kalabalık Tubby’nin boş evinin etrafında toplanmış; hepsi birden dev ayak izlerini, parçalanmış kapıyı ve kırıp dökülmüş mobilyaları incelemişler. Öyle bir panik yaşanmış ki, Ickabog’un Baronstown’lı bir kasabın evine saldırdığı haberi yalnızca birkaç saat içinde kuzeye, güneye, doğuya ve batıya yayılmış. Tellallar kent meydanlarında çanları çalmışlar ve birkaç gün içinde, Ickabog’un bir gece güneye sızarak iki insanı götürdüğü haberini Marshland’liler dışında bilmeyen kalmamış.

Spittleworth’un –tüm gün halkın tepkisini öğrenmek için kalabalığın arasında dolaşan– casusu, efendisine planının tıkır tıkır işlediğini söyleyen bir mesaj yollamış. Gel gelelim, casus akşama doğru sadece şenlikli hazırlanmış bir sosis rulosu ile bir bardak bira gömmek için meyhaneye gitmeye niyetlenirken, bir grup adamın Ickabog’un dev ayak izlerinden birini incelediğini ve kendi aralarında fısıldaştığını görmüş.

“Dehşet verici, değil mi?” demiş casus, onlara. “Ayağın büyüklüğü! Pençelerin uzunluğu!”

Tubby’nin komşularından biri kaşlarını çatarak omuzlarını dikleştirmiş.

“Bu şey sekiyor,” demiş.

“Pardon?” diye sormuş casus.

Sekiyor,”  diye tekrarlamış komşu. “Bak. Her yerde aynı sol ayak. Yani, ya Ickabog seke seke gidiyor ya da…”

Adam cümlesini bitirmemiş, ama yüzündeki bakış casusu alarma geçirmeye yetmiş. Casus meyhaneye gitmek yerine, yine atına atladığı gibi dörtnala sarayın yolunu tutmuş.

Bölüm 33: Kral Fred’in Endişesi 

The Ickabog hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

GÖZ ATIN  The Ickabog #19: J.K. Rowling'den Bir Peri Masalı – Leydi Eslanda | OKU
⁠⁠⁠Evapsie!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
1 Yorum

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir