3. FİLME KALAN SÜRE

The Ickabog #58: J.K. Rowling’den Bir Peri Masalı – Hetty Hopkins | OKU

The Ickabog #58: J.K. Rowling

J.K. Rowling’in kaleminden yeni bir peri masalı: The Ickabog. Yazar, Harry Potter serisini yazdığı sıralarda başladığı bu öyküyü yıllar sonra internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlanıyor. FantastikCanavarlar.com olarak bizler de bölümleri Türkçeye çevirip sizlerle buluşturuyoruz.

The Ickabog hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.


– giriş, önsöz ve ilk bölümler-
– bölüm 55 –
– bölüm 56 –
– bölüm 57 –

bölüm 58

Hetty Hopkins

Daisy diğerlerine planından ilk kez bahsettiğinde, Bert planın bir parçası olmayı reddetmiş.

“O canavarı korumak mı? Ben yapmam,” demiş, öfkeyle. “Ben onu öldürmeye yemin ettim, Daisy. Ickabog benim babamı öldürdü!”

“Bert, o öldürmemiş,” demiş Daisy. “O hiç kimseyi öldürmemiş. Lütfen önce onun söyleyeceklerini bir dinle!”

Böylece mağaradaki o gece Bert, Martha ve Roderick bunca zaman korktukları için yaklaşmadıkları Ickabog’a ilk kez yaklaşmışlar ve Ickabog da dördüne yıllar önce sisin içinde yüz yüze geldiği adamla olan hikâyesini anlatmış.

“…sarı yüzlü ve saçlı,” demiş Ickabog, kendi üst dudağını göstererek.

“Bıyıklı mı?” demiş Daisy.

“Ve ışıl ışıl parlayan bir kılıç.”

“Mücevherli,” demiş Daisy. “Bu kesinlikle kral.”

“Peki, başka kiminle karşılaştın?” diye sormuş Bert.

“Hiç kimseyle,” demiş Ickabog. “Hemen kaçıp bir kayanın arkasına saklandım. İnsanlar benim bütün atalarımı öldürdü. Korkuyordum.”

“Peki, o zaman, benim babam nasıl öldü?” diye sormuş Bert.

“Senin Icker’ın büyük bir silahla vurulan o insan mıydı?” diye sormuş Ickabog.

“Vurulmak mı?” demiş Bert, beti benzi atmış bir halde. “Kaçtıysan, bunu nereden biliyorsun?”

“Kayanın arkasından izliyordum,” demiş Ickabog. “Ickabog’lar sisin içinde iyi görürler. Korkuyordum. İnsanların bataklıkta ne yaptığını görmek istedim. Bir insan başka bir insan tarafından vuruldu.”

“Flapoon!” diye birden bağırmış Roderick, en sonunda. Bunu bu zamana kadar Bert’e söylemeye korkuyormuş, ama daha fazla kendini tutamamış. “Bert, bir gün annem ile babamı konuşurken duydum; babam aldığı terfiyi Lord Flapoon ile onun tüfeğine borçlu olduğunu söylemişti. Ben gerçekten çok küçüktüm… O zaman ne demek istediğini anlamamıştım… Sana bunu daha önce söylemediğim için özür dilerim… Ben… ben senin vereceğin tepkiden korkuyordum.”

the ickabog Nicholas 10
Çizim: Nicholas (10 Yaşında)

Bert uzun dakikalar boyunca hiçbir şey söylememiş. Annesinin Mavi Salon’da babasının Cornucopia bayrağının altından çıkan soğuk, cansız elini öptüğü o geceyi düşünüyormuş. Spittleworth’un onlara babasının bedenini göremeyeceklerini söylediği o sözlerini ve Lord Flapoon’un Binbaşı Beamish’i ne kadar sevdiğini söylerken ağzındaki turta parçalarını annesi ile onun yüzüne sıçrattığı o anları aklından geçiriyormuş. Bert elini göğsüne götürüp tenine değen madalyaya dokunmuş ve Daisy’ye dönerek alçak sesle şöyle demiş:

“Pekâlâ. Seninleyim.”

Böylece Ickabog ile dört insan, karlar hızla erimeye başladığı ve askerlerin Marshland’e dönmesinden korktukları için, vakit kaybetmeden harekete geçip Daisy’nin planını faaliyete geçirmeye başlamışlar.

Öncelikle, içinde daha önce yedikleri peynirlerin, turtaların ve pastaların olduğu, ama artık içi boş, düz ve büyük tahta tabakları almışlar ve Daisy onların üzerine bazı kelimeler kazımış. Sonrasında, Ickabog, yanında Bert ve Roderick ile birlikte, yük arabasını saplandığı çamurdan çekip çıkarırken, Martha da güneye olan yolculuklarında Ickabog aç kalmasın diye toplayabildiği kadar çok mantar toplamış.

Üçüncü günün şafağında yola koyulmuşlar. Yola çıkmadan önce yapacakları her şeyi özenle planlamışlar. Ickabog, içi son kalan donmuş yiyeceklerle ve mantar sepetleriyle dolu yük arabasını çekiyormuş. Ickabog’un önünde, Bert ile Roderick, ellerinde Daisy’nin üzerine kazıdığı dev levhalarla yürüyormuş. Bert’inkinde ICKABOG ZARARSIZDIR yazarken, Roderick’inkinde SPITTLEWORTH SİZE YALAN SÖYLEDİ yazıyormuş. Daisy Ickabog’un omzunda seyahat ediyormuş. Onun taşıdığı levhada da ICKABOG YALNIZCA MANTAR YER yazıyormuş. Martha ise yük arabasında, yanında yiyeceklerle ve büyük bir buket kardelenle oturuyormuş –ki bu da, Daisy’nin planlarından biriymiş. Martha’nın levhasında ise YAŞASIN ICKABOG! KAHROLSUN LORD SPITTLEWORTH! yazıyormuş.

Kilometrelerce gittikleri yolda hiç kimseyle karşılaşmamışlar; ancak günün ortalarına doğru, oldukça zayıf bir koyunu gütmekte olan iki pejmürde insanla karşılaşmışlar. Bu yorgun ve aç görünen ikili, çocuklarını Kaknem Ana’ya bırakan hizmetçi kadın Hetty Hopkins ile kocasından başkası değilmiş. Bunca zaman iş bulmak için ülkeyi dolaşıp durmuşlar, ama onlara iş veren hiç kimse olmamış. Yolda açlıktan ölmek üzere olan bir koyun bulup onu yanlarına almışlar, ama koyunun yünleri onlara para kazandıramayacak kadar ince ve tel telmiş.

Bay Hopkins Ickabog’u gördüğünde şoktan dizlerinin üzerine çökerken, Hetty de ağzı bir karış açık olduğu yerde öylece kalakalmış. Bu tuhaf ekip onlara doğru daha da yaklaştıkça, karı koca onların taşıdıkları levhaları görmüşler ve akıllarını yitirdiğini düşünmüşler.

Daisy zaten insanların ilk tepkilerinin böyle olacağını tahmin ediyormuş ve onlara şöyle demiş:

“Hayal görmüyorsunuz! İşte Ickabog ve o iyi ve barışçıl biri! O bu zamana kadar hiç kimseyi öldürmedi! Tersine, bizim hayatımızı kurtardı!”

Ickabog Daisy’yi düşürmemek için dikkatli bir şekilde öne doğru eğilmiş ve çelimsiz koyunun başını okşamış. Koyun ise, kaçmak yerine, hiç korkmadan meelemiş ve dönüp ince, kuru otları yemeye devam etmiş.

“Gördünüz mü?” demiş Daisy. “Koyununuz onun zararsız olduğunu biliyor! Bizimle gelin! Yük arabasına binebilirsiniz!”

Hopkins’ler o kadar aç ve yorgunlarmış ki, her ne kadar Ickabog’dan hâlâ korkuyor olsalar da, koyunlarını alarak Martha’nın yanına atlamışlar. Sonra, Ickabog yük arabasını yeniden çekmeye koyulmuş ve altı insan ile bir koyun Jeroboam’ın yolunu tutmuşlar.

Bölüm 59: Jeroboam’a Dönüş

The Ickabog hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

GÖZ ATIN  Pokémon Go'nun Ardından Neden Bir "Harry Potter Go" Uygulaması Olmasın?
⁠⁠⁠Evapsie!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir