Kategoriler: Pottermore

Küçük Ev Cinlerinin “Büyük” Kişilikleri

Ev cinleri oldukça küçük boyutlara sahipler ancak bazılarının kişilikleri bir insanınkinden bile daha üstün!

Hermione E.R.İ.T.‘i (Ev Cini Refahını İlerletme Topluluğu) kurduğunda ev cinlerinin özgür olup olmaması gerektiği konusunda bir tartışma yarattı. Elbette çoğu bu özgürlük fikrinden rahatsızdı. Kitaplar boyunca bu konuya ilişkin üç önemli ev cini tanıdık.

Dobby, Harry ile ilk tanıştığı sıralarda onun için tam bir baş belasıydı. Ancak tanıdıkça sadık bir dost olduğunu anladık. Sadece Harry’ye değil, Hermione ve Ron‘a da. Onu kaybettiğimizde içimizden bir parça da kopmuştu.

Diğer iki ev cini Kreacher ve Winky ise bizim için ilginç bir deneyimdi. Winky bizlere özgür olan bir ev cinin geçireceği travmaları gösterirken Kreacher ise bir ev cininin bağlılıklarını bizlere anlatmıştı.

Onlara şöyle bir bakacak olursak;

DOBBY

Onunla ilk kez Harry Potter ve Sırlar Odası‘nda tanışmıştık. Harry’yi kurtmak için gizlice evine girmişti. Kurtarmak derken Hogwarts Ekspresine gidilen kapıyı kapatarak onu çılgın bir araba ile katil bir ağaca doğru uçmaya zorlamaktan bahsediyoruz elbette.

Harry’yi kurtarmak için yaptığı çılgınlıklar bununla da bitmiyor elbette. Quidditch’de Bludgerlardan birini büyüleyip Harry’nin peşinden yollamıştı. Bunun Harry için sonucu pelte şeklinde bir kol olmuştu. Dobby’nin gözünden bakacak olarak kimse bir Hogwarts profesörünün iyileştirmeye çalıştığı koldan tüm kemikleri çıkartacağını düşünemezdi zaten.

Harry için lanet gibi olan bu olaylara rağmen Harry Sırlar Odası’nın sonunda Lucius Malfoy’u kandırıp Dobby’yi serbest bırakmıştı. Küçük, tek bir çorap; Harry bunun ne anlama geldiğini biliyordu elbette.

O andan itibaren Dobby ev cinleri arasında bir anomali haline geldi. Kendisi özgür bir ev cini olmaktan mutluydu ve çalıştığı için maaş istemekten utanmıyordu. Eşitlik! Onun için bu şekilde iş bulmak zor olsa da sonunda Hogwarts’da bir işe girebilmişti. Dobby ev cinleri içinde en ilericisiydi desek yanlış olmaz sanırım. Ne yazık ki hizmet etmek için yaşamak ev cinlerinin derinlerine işlemiş bir kültürdü.

Sonraki birkaç yıl Dobby Harry’nin zor anlarında yanında olarak harika bir dost oldu. Yine Harry’ye yardım etmek için öldüğünde ise Harry içi kan ağlar şekilde ona saygısını gösterdi; Dobby’nin mezarını sihir kullanmadan, kendi elleri ile açtı.

Dobby hakkında daha fazla bilgi için!

WINKY

Dobby’den farklı olarak Winky özgürlüğünü kazandığında hayat onun için anlamsızlaşmıştı. Onunla tanıştığımızda nesillerden beri Crouch ailesine hizmet ediyordu. Ancak Karanlık İşaret‘i yapma suçu üstüne atıldığında işinden olmuştu.

Sonradan Karanlık İşareti yapanın Winky değil Barty Crouch Jr. olduğu anlaşılmıştı. Winky Voldemort’a bir sempati beslemiyordu. O sadece hizmet ettiği aileyi çok seviyordu. Bu yüzden de Barty Jr.’ı korumak için her şeyi yapardı.

Winky bu özgürlük işine pek alışamamıştı. Dobby ona kendi üstünden özgürlüğün ne kadar harika bir şey olduğunu göstermeye çalışıyorduysa da Winky işten atıldığı ve özgür olduğu için utanç duyuyordu. Hermione tüm ev cinlerinin özgür olması gerektiğini savunsa da Winky örneğine baktığımızda ev cinleri özgürlük konseptini kavrayamamışlardı. Winky bu özgürlüğe alışmak bile istemiyordu.

Hatta öyle ki Winky travma geçirmiş bir şekilde kendini içkiye vermişti. Kaymakbirası bağımlılığı ona hayatı zindan etti ancak kendisi yine de Hogwarts Savaşında ön saflarda yerini aldı.

KREACHER

Kreacher sanırım Harry Potter serisindeki en komplike ev cinlerinden biriydi. Hatta biraz abartırsak kendisinin tüm serideki en komplike karakterlerden biri olduğunu söyleyebiliriz.

Kendisiyle ilk tanıştığımızda Grimmauld Meydanı‘ndaki evde kendi halinde dolaşıp Bulanıklar ve saf olmayan kan ile ilgili söylenip duruyordu. Seride ilk kez böylesine önyargıya sahip bir ev cini görmüştük.

Böyle olmasına şaşmamak gerek elbette. Kreacher hayatı boyunca tamamıyla safkan Black ailesine hizmet etmişti ve Winky gibi hizmet ettiği aileye ziyadesiyle sadıktı. Ev cini Kreacher’ın hükmü Sirius’a geçtiğinde ise Sirius ondan nefret etmeye başlamıştı. Ona bu evdeki eski, kötü anıları hatırlatıyordu. Kreacher da Sirius’dan nefret ediyordu zira efendisi ona ve ailesine saygılı değildi.

İlk başlarda Harry de Sirius sayesinde ev cininden hoşlanmıyordu. Kreacher en sonunda Sirius’un ölümüne katkıda bulununca Harry ev cininden nefret etmeye başladı. Zaman geçtikçe, ev cini Harry’ye kaldığında, ikili arasındaki ilişki de değişmişti. Harry, Kreacher’ın çok sevdiği Regulus Black ve geri kalan hikayesini öğrendiğinde ona nazik davranmaya bile başladı. Hatta çok ileri giderek ona bir hediye bile vermişti.

İkili hiçbir zaman en iyi arkadaş konumunda olmadılar ancak Hogwarts Savaşı sonrası Harry’nin oturup Kreacher’ın ona sandviç yapmasını düşündüğü ana baktığımızda bir ilerleme olduğunu söyleyebiliriz.

İmkânsızı Başarmak: Kreacher’ı Savunma Yazısı

Sizler ev cinleri hakkında ne düşünyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Burak İpek

1993 Karabük doğumluyum. Okul biterse bir gün dünyayı ele geçirecek çılgın mühendis olacağım. Küçük şehirde büyüdüm ve bunu Harry Potter serisi katlanılır kıldı. Esasen elektroniğe ve bilimkurguya ilgi duymama rağmen Harry Potter serisini her şeyden üstün tutuyorum.

Yorumlara bak

  • Ya sen neden kreacher i öldürüyosun ya kızıl pelerin yazarına sesleniyorum serideki en sevdiğim ev ciniydi sen neden öldürdün ya valla bi üzüldüm ama onu öldürende öldüğü birazda olsun mutluyum

  • ben de dobby ölünce ağladım. bana bir kitap karakterinden fazla olarak biraz da o küçücük boyuyla kendisinin iki katı olan Lucius'a karşı gelmesi bence çok tatlıydı.