KayipRihtim
FİLME KALAN SÜRE

Luna Lovegood’un Uzaylılar Tarafından Kaçırılmasının Kulağa Gayet Olası Gelişinin 4 Ana Sebebi

Mugglenet, bu yazısında Harry Potter evreninde var olmayan varlıklara karşı tutkulu inancıyla bilinen Luna Lovegood ve bir Muggle fenomeni olan uzaylı alıkoyması efsanesini bir araya getirmiş! Uzaylılar ile büyü dünyasındaki kavramlar arasında benzerliklere birlikte bakmaya ne dersiniz?

 “Sanırım aşağı inip biraz puding alacak ve geri gelmelerini bekleyeceğim. Her zaman geri gelirler.” -Luna Lovegood

– Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, 967

Baharın ilk günü olan 20 Mart’ta çok ilginç bir gün kutlanır: Uzaylılar Tarafından Kaçırılma Günü. 2008’de Toronto’da başladığı kabul edilir ve genellikle UFO’lar ve uzaylılar hakkında filmler izlenerek, gerçekleşmesi muhtemel “alıkonma”lar için gözler açık tutularak ve birbirlerine olumlu ve olumsuz kaçırılma hikâyeleri anlatılarak kutlanır.

Harry Potter serisindeki tüm karakterler içinde fantastik, acayip ve bu dünyadan olmayan varlıkların neredeyse tümüne inanan karakterimiz Luna Lovegood idi. Bahsettiğimiz kişi, Harry’nin Rita Skeeter’la yapacağı röportajın Buruşuk-Boynuzlu-Hırgür’lerle ilgili bir yazıdan daha önemli (!) olduğuna, Slytherin Quidditch oyuncusu Zacharias Smith’in ‘Mağlubiyet Marazı‘ hastalığına yakalanmış olabileceğine (Zümrüdüanka Yoldaşlığı, 383) ve yer cücesi salyasının sağlığa iyi gelip beklenmedik yetenekler geliştirmeye sebep olduğuna inanan bir insandı. (Ölüm Yadigarları, 135)

Luna alışılmadık bir felsefe anlayışına sahip biriydi ve biri ona dünya dışı canlılar tarafından kaçırılma hikâyesini anlattığında o da ona şöyle böyle rağbet görmüş anekdotlarını aktarmaktan zevk alırdı. Bu yüzden Luna’nın uzaylılara inanması ya da daha fazlası, Muggle’ların büyücülerin keşfetmediği varlıkları keşfetmiş olduğunu savunması şaşılacak bir durum değildir- özellikle de Luna’nın Hogwarts’taki “Sihirli Hayvanbilimci” (Büyüzoolog, evet, Newt Scamander) ya da açıklamak gerekirse yeni acayip yaratıkları keşfetmek ve onları sınıflandırmak için dünyayı gezen ‘naturalist büyücülük‘ kariyeri göz önüne alındığında.

Onun profesyonel kariyerini tanımlayan tutumlarından biri de Buruşuk-Boynuzlu-Hırgür‘lerin var olmadığına dair kanıyı değiştirip aslında var olduklarını kanıtlamaya çalışmak üzerinedir. Bununla birlikte, bu aslında daha çok onun yanlışlığı kesin olarak kanıtlanmamış bir şeyin doğruluğuna tutkulu bir şekilde inanan bir kadın olduğunun göstergesidir.

Luna ikna edici sebeplerden ötürü bir Rawenclaw’du. O hem kanat çırpabilen bir kartal, hem de buyrulduğunda kükreyebilen bir aslanın olduğu şapkalar yapabilme kapasitesine sahipti. Dördüncü yılında cismani bir Patronus meydana getirebildi. Binasının ortak salonuna giriş için çözmesi gereken bilmeceleri kolayca ve doğru bir şekilde bilirdi. Kısacası, tarafsızca söylemek gerekirse Luna zeki ve insanlara karşı daima kibar biriydi. Hurafelere olan meyli ve paranoyaklığa karşı hafif yatkınlığına bakılırsa Luna, bir Muggle fenomeni olan uzaylılar tarafından kaçırılma hikâyelerine gözü kapalı atlardı.

İşte o sebeplerden bazıları:

1. Popüler kültürde, uzaylılar genellikle başka bir gezegenden gelen misafirler yahut agresif ve entrika dolu kötü varlıklar olarak tasvir edilir. Bu iki inanış da dünya dışı varlıkları garip, yabancı ve insan kültürünü tanıması gereken varlıklar olarak açıkça yaftalar. Bu yüzden, uzaylıların oldukça gelişmiş ve neredeyse büyüyle eşit etkileyiciliğe sahip olan teknoloji ve kültürü eminiz ki Luna’yı oldukça meraklandırırdı.

2. Büyücüler dünyasında uzaylılara eşdeğer bir canlı mevcut değil. Uzaylılar Muggle’ların onları bildiği şekliyle, Hımhım ve Mahfıştların (onlardan kuşkulanmayan bir büyücünün kulağının içinde vızıldayıp beynini bulandıran yaratık) karışımı gibi bir şeydirler.

3. Uzaylıların bir Muggle’ın şekline bürünebilme yetenekleri büyücü dünyasındaki Metamorfmagus‘ların görünüm değiştirebilme özellikleriyle oldukça benzerdir. Tonks’un kanıtlamış olduğu gibi bir Metamorfmagus‘un vücudunun küçük veya büyük bir bölümünü değiştirmek için sihir yapmasına gerek yoktur. Dolayısıyla büyücülerin dünyasındaki uzaylıların dili oldukça garip ve farklı olurdu: Belki İfritdili gibi karmakarışık ancak çok daha standartlaştırılmış ve metodolojikleştirilmiş şekilde.

4. ‘Uzaylı alıkoyması’ olayının belirgin nitelikleri insanlara zorla mekan değiştirtme ve kaçırılmayla ilgili tüm anıları silmektir. Bu durumlara en yakın muadiller Hafıza Büyüsü ile Cisimlenme‘nin birleşimi olan bir şey olabilir.

Sonuç olarak, tüm bu örnekler yine de birbirlerine mükemmel muadiller değildirler çünkü uzaylılar tarafından alıkonan insanlar çektikleri eziyetlere dair anıları- büyücülerin aksine hatırlarlar ve tabii ki, uzaylıların asaları yoktur!

Peki siz dünya dışı varlıklara ve uzaylılar tarafından alıkonma hikâyelerine inanıyor musunuz? Sizce Luna bunlara inanır mıydı? Düşüncelerinizi yorumlar bölümünde belirtebilirsiniz!

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 19
    Shares