FİLME KALAN SÜRE

David Heyman Fantastik Canavarlar Filmi Hakkında Konuştu!

Daha önce Harry Potter Serisi ve Gravity gibi büyük bütçeli projelerin yapımcılığını üstlenen ve şu anda da Fantastik Canavarlar filmi üzerinde çalışan başarılı yapımcı David Heyman, geçtiğimiz cumartesi kucakladığı Producers Guild Awards David O. Selznick Başarı Ödülü hakkında The Hollywood Reporter’a verdiği röportajda, Fantastik Canavarlar’la ilgili birkaç kısa soruyu da cevapladı.

Neden Harry Potter evrenine geri dönmeye karar verdiniz?

Gravity ve Paddington’la yola devam etmek ve yeni meydan okumaları kucaklamak heyecan vericiydi fakat hayatımın büyük bir bölümünü kaplayan Harry Potter filmlerinin bitmesine de epeyce üzülmüştüm. Jo Rowling akıl almaz derecede zengin ve derinlemesine tasarlanmış bir dünya yarattı. Kitapta okuduklarınız bazı yönlerden bu dünyanın sadece yüzeyi. Bir gün Rowling’e Sirius Black’in aile ağacını sordum çünkü altıncı filmde bunu duvara çizmemiz gerekiyordu ve kitapta da sadece iki kişinin ismi vardı. Bir buçuk saat sonra içinde yüz kişinin adı olan ve altı jenerasyon geriye giden bir aile ağacı elime ulaştı. Eminim ki Newt Scamender ve hikayesi de yıllardır Rowling’in aklındaydı.  Boş boş oturup bu dünyada başka neler yapabileceğimizi düşünüyorduk ve birinci Potter kitabını ilk getirdiğim kişi olan yapımcı Lionel Wigram, Newt hakkında bir belgesel çekebileceğimiz fikrini ortaya attı. Bu fikir Jo’nun kulağına gitti ve o da bu karakter hakkında bir film yapmayı uygun gördü.

Fantastik Canavarlar seri olarak mı tasarlandı?

İki film yapmak hakkında konuşmuştuk, ama genel olarak – ve belki de bu da benim zaafımdır- onlara seri gözüyle bakmıyorum, film gözüyle bakıyorum. Her filmi yapabileceğimiz kadar iyi yapmak istiyoruz çünkü eğer yapmazsak ikinci ya da üçüncü bir film olmaz.

Fantastik Canavarlar ve Harry Potter arasındaki en büyük fark nedir?

Çocuk saatinde çalışmak zorunda kalmamak. (Gülüşmeler) Ve bu film 90’ların İngiltere’sinin aksine 1920’nin New York’unda geçiyor.

Röportajın geri kalanında ise Heyman konuşmaya “doyumsuz okuyucu” olmanın öneminden, geliştirme aşamasında olan ve devam edeceğini umduğu projelerinden, yapımcıların film endüstrisinden yüzleştikleri en büyük zorluklardan ve daha fazlasından bahsederek devam ediyor.

⁠⁠⁠Evapsie!

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir