FİLME KALAN SÜRE

“Doctor Who”nun Başyazarı Dizide J.K. Rowling’le Çalışmayı Çok İstediğini Açıkladı

Harry Potter dünyasıyla Doctor Who evreninin takipçilerinin yer yer ortak bir kümede kesiştiğini söylemek mümkün. Belki de sebebi ikisinin de İngiliz kültüründe önemli bir yer tutmalarıdır. Peki bizi müjdeleyici bir haber bekliyor mu? Henüz ortada bir şey olmasa da Doctor Who’nun 11. sezonunun başyazarı Chris Chibnall’ın düşüncelerine hep birlikte bir göz atalım.

New York ComicCon’unun son günü Doctor Who tarihi için de yeni bir başlangıçtı. Yeni bir ekip, yeni bir başyazar, yeni oyuncular ve 13. Doktor olarak da ilk kadın Doktor, BBC dizisi Doctor Who’nun yeni macerasını başlattı. MuggleNet, yapımcı Matt Strevens, başyazar Chris Chibnall ve 13. Doktor’u oynayan aktris Jodie Whittaker’la sohbet etme fırsatı yakaladı. Yeni sezonla ilgili düşüncelerini, kadın bir Doktor’un olmasının önemini ve genel olarak temsil edilen şeylerle birlikte Harry Potter’a olan sevgileri hakkındaki düşüncelerini paylaştılar.

Jodie Whittaker, Harry Potter’la ilgili pek bir şey bilmediğini kabul ederken yeni sezonda çalışmak ve dünya çapındaki kızlara rol modeli olmak hakkında hislerini dile getirdi:

“İnsanlar sizin gibi görünüyor olsa da olmasa da onlara özenebilirsiniz çünkü bütün yaşamımız boyunca bizden beklenen bu. Ama bence muhteşem olan şey Whovian dünyasındaki hayranların o dünyada çok özel olması. Daha kimsenin ekranlarda görmediği yeni bir Doktor olarak bu kadar hoş karşılanıp benimsenmek özellikle duygusal hissettiriyor çünkü Doktor olarak herkes kostüm giyinebilir ancak şimdi genç kızlar da Doktor gibi giyinip ona uyum sağlayabilirler.”

Emsali olan ekip arkadaşlarından bahsederken Jodie, bu rolün paylaşılmış bir çaba olduğundan onların da etkinlikte yanı başında durmalarından memnun olacağını ifade etti. Aynı zamanda, Doctor Who’yu çekmek yaklaşık sekiz ay sürdüğünden sette bu kadar iyi uyumlarının bulunmasının çok yardımcı olduğuna dikkat çekti. İlk bölümden açık olduğu üzere Jodie, başrolü oynasa bile TARDIS takımının daha ön planda olduğu ortada ki bu da izleyicinin kendilerini diziyle bağdaştırmasını sağlıyor. Ayrıca, bu kadar çeşitli ekibin bulunması insanların kendilerini dizide görmesinde yardımcı oluyor ve Doctor Who’yu günümüz dünyasıyla birleştiriyor. Ekip, yalnızca farklı etnikleri ve kadın liderliğini temsil etmekle kalmıyor aynı zamanda engelli insanları da içine katıyor.

Başyazar Chris Chinbnall’la konuşurken onun büyük bir Harry Potter hayranı olduğu ve sadece J.K Rowling’le çalışmayı değil aynı zamanda onun dizi setini ziyaret etmesini de çok istediği açıkça belli oluyor.

“Eğer J.K. Rowling Doctor Who ile alakadar olmak istiyorsa lütfen ona direkt telefon numaramı verin. Bence o yaşayan en harika yazarlarımızdan. Bence Harry Potter kendini aşkın bir çalışma; tiyatro oyunu ve Fantastik Canavarlar’la da öyle olmaya devam ediyor. J.K. Rowling tam bir dahi. Eğer olur da sadece Doctor Who setinde neler yaptığımızı görmek isterse ona benim yerime deyin ki kapılarımız daima açık.”

Aynı zamanda Chris, bunun Doctor Who için yeni bir dönem olduğunu belirtirken başlangıca dönüp aynı Harry Potter’dakiler gibi temel ve ilişkilendirilebilen karakterler yaratmak istediğini söyledi. Ve ilişkilendirilebilen karakterler ve problemlerle büyülü dünya tarifi J.K. Rowling için çok işe yaradıysa da Doctor Who’nun yeni sezonu, farklı geçmişlere, etniklere ve cinsiyetlere sahip olan karakterleriyle bu adımı takip edip daha da ileri götürüyor.

“Bu, dizinin orijinal, 1963, haline kadar dayanıyor. Üç yoldaş vardı -iki öğretmen ve bir de öğrenci. Bu yüzden de onlar gerçek ve ilişkilendirilebilen karakterlerdi. Ve bizim yaptığımız da karakterlerimizi gerçek dünya karakterleri haline getirmek. Bizim için önemli olan ise seyircinin kendilerini ilişkilendirebilecekleri bir şeyi izliyor olması ve bunun gerçek olması ve büyülü dokunuşun da Doktor olmasıydı.”

Daha sonradan soru cevap kısmında Chibnall daha da ileri gidip çeşitlilik hakkında konuşan iki beyaz adamdan özür diledi fakat bunun da yeni sezonu yaratma sürecinin bir parçası olduğunu söyledi. Ayrıca Ryan Sinclair karakterinin -dispraksi (beyinden iletilen mesajların vücuda doğru iletilmemesinden kaynaklı fiziksel harekette zorlanma) hastası olup ilk bölümde savaş sahnesinde gösterilen karakter- bu konuda mücadeleye devam edeceğini ancak bu özelliğin Ryan’ı niteleyen birçoğundan sadece biri olduğunu açıkladı.

Potter hayranları olarak aslında biz, böyle kusurlarıyla onlarla kendimizi ilişkilendirmemizi sağlayan değişken karakterler görmeye alışkınız. Doctor Who’nun kadın bir başrol oyuncusuyla ve daha çeşitli karakterlerin odak noktası olarak ilerlemesi yalnızca gelecek sezon hakkında değil sinemanın geleceği hakkında da daha olumlu bakmamızı sağladı.

Peki sizce bu yazı üzerine Rowling, Doctor Who’nun bir parçası olur mu? Belki de en azından seti ziyaret etmeye karar verir. Yine de Rowling’in gelecek planları her ne olursa olsun önümüzdeki uzun yıllar boyunca Fantastik Canavarlar serisinin öncelikli olarak gelmeye devam edeceği aşikâr.

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 60
    Shares