FİLME KALAN SÜRE

Hogwarts’ın Kadim “Seçmen Şapka”sı Yanılabilir mi?

Hogwarts’ın kadim Seçmen Şapkası‘nın kararları zaman zaman eleştirilerin odağı olmuştur. Peki Şapka’nın gerçekten de yanılması mümkün mü? Gelin birlikte inceleyelim!

Hepimiz 11 yaşında iken Hogwarts’tan gelecek mektubu beklemişizdir. Kendimizi 9 3/4’te duvarın tam ortasından geçip King’s Cross İstasyonu’na adım atarken, küçük kayıklar ile Hogwarts’a varıp Büyük Salon’daki ziyafete katılırken, Biçim Değiştirme, Tılsım, Bitkibilim, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma ve hatta inkâr etmeyelim İksir derslerinde ve Hogwarts’ta ait olduğumuzu düşündüğümüz binalarda hayal etmişizdir. Seçmen Şapka’yı kafamıza takıp binamıza seçilmek çok tuhaf bir duygu olmalı. Neye göre seçildiğimiz ise Seçmen Şapka’nın büyülü şiirlerinden anlaşılıyor ve Seçmen Şapka asla yanılmıyor. Gerçekten öyle mi?

Hogwarts’ın dört kurucusunun binalarına seçecekleri öğrencilerinden beklentilerinin sınırını çizmek epey zor. Seçmen Şapka’nın yanılmaz olduğu düşünülebilir, ama bana göre bu biraz büyütülmüş bir olgu. Bu seçimleri irdelemek bazen çok daha zorlaşıyor. Hele Seçmen Şapka’nın Slytherin’i önermesine rağmen Harry’nin bu binayı tercih etmek istemeyişini ve Gryffindor’a atanmasını göz önüne alırsak Seçmen Şapka tercih hakkı bile sunuyor; nasıl yanılmaz olsun ki?

Bir Ravenclaw olarak Pottermore’daki Seçmen Şapka testindeki soruların cevaplarına baktığımda fark ettiğim kadarıyla Slytherin ile Ravenclaw arasında da çok ince ve yanıltıcı bir çizgi var. Kendini beğenmiş Gilderoy Lockhart’ın başkalarının sırtından geçinerek ün yapması ve sahtekârlıklarından, Quirinus Quirrell’ın Voldemort’un taşıyıcısı olarak kendi sonunu hazırladığı hizmetlerinden ve hatta hırslarına yenik düşen Helena Ravenclaw’un annesine olan kıskançlığından bile bunu kolayca anlayabiliriz. Ancak bu üç isim de birer Ravenclaw’du, Slytherin değil.

Bu noktada Albus Dumbledore’u da Gryffindor olmaktan çıkarmak gerekir o halde. Dumbledore’un Lord Voldemort’a karşı sunduğu yem Harry Potter iken Newt Scamender ise yine Dumbledore’un bizzat kendisi tarafından ‘Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar: Grindelwald’un Suçları’ filminin fragmanından anladığımız kadarıyla bir başka karanlık büyücüye, Grindelwald’a karşı görevlendiriliyordu. Bu gibi kendi yüzleşemediği savaşlara öğrencilerini yem etme yönelimleri Dumbledore’u bir parça korkak yapmaz mı?

Bu mantıkla bir yere varamayız. Burada Seçmen Şapka veya dört kurucunun tam bir vasfı yok sanırım. Ne de olsa Harry Potter dünyasında sürekli vurgulanan, insanı kendisi yapan tercihlerini onlar belirlemiyorlar. Örneğin Slytherin’e karşı oluşmuş önyargı binanın ve Salazar Slytherin’in karanlık oluşu yüzünden midir? Elbette hayır. Slytherin olmak da en az Gryffindor, Hufflepuff, Ravenclaw olmak kadar gurur verici bir şey bana kalırsa. Slytherin’in üzerine yapışan önyargılardan çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Bizim gözümüzde Severus Snape pekâlâ bir Gryffindor olabilir ancak o cesur bir Slytherin’di. Nitekim bunun takdirini 19 yıl sonrasında geçen bölümde Harry de Albus Severus adını verdiği oğlu Slytherin’e seçilmekten korktuğu zaman yapmıştı.

“Albus Severus Potter. İsmini Hogwarts’ın iki müdüründen alıyorsun. Biri Slytherin’dendi ve o tanıdığım en cesur adamdı.” – Harry Potter

Mesele kişilere ait olabilecekleri grubu verebilmek. Severus Snape’in, James Potter ve Sirius Black ile birlikte Gryffindor’da olduğu bir hikâyeyi düşünelim, baş edebilir miydi onlarla? Benim düşünceme göre James ve Sirius Severus’u Sümsükus diye çağırırlarken onunla Slytherin olduğu için değil küçük gördükleri için uğraşıyorlardı. Ayrıca James Potter pekâlâ Harry’nin annesi Lily Evans’ı Severus’tan kıskandığı için de böyle davranıyor olabilir. Kaldı ki kendileri kabadayılıkları ile Slytherin’e yakıştırılan özelliklere sahiplerdi. Sirius ise tamamı Slytherin olan bir sülalede tek Gryffindor’du. Hani ailenin gittiği binaya gidiyorduk? Ayrıca kurallara uymama konusunda Hermione, Ron ve Harry üçlüsünü bile geride bırakacak kadar ileri gitmişlerdi. Çapulcular ekibinin üç üyesi yasadışı Animaguslardı, biri yani Remus Lupin ise bir kurtinsandı. Tüm bunlar onları Slytherin mi yapmış oluyor? Hayır bir Gryffindor da pekala kabadayı olabilir, kurallara uymayabilir ve hatta kötülük yapabilir. Salazar Slytherin’in kimseye karanlık büyücüleri ile ünlü böyle bir bina bıraktığını düşünmüyorum. Kişilerin tercihlerinden o sorumlu değil. Bir Slytherin’de aranan özellikler kurnazlık, hırslılık ve becerikliliktir; karanlık olmak değil. Ayrıca bu özelliklere sahip biri başka bir binaya ait olamaz mı yani? Hermione bu üç özelliğe de sahipti.

Bir de hazır Ron’un ismi geçmişken onu tam bir Gryffindor olarak adledebilir miyiz mesela? Temiz bir kalbi vardı ve Hufflepuff’a da gayet yakışırdı. Hatta Ron ile özdeşleşmiş olan oyuncu Rupert Grint de çözdüğü Pottermore testinde Hufflepuff çıkmıştı. Ron’un iç dünyasını ele aldığımız zaman neden Hufflepuff olamayacağını anlayabiliriz aslında. Sondan ikinci ve sonuncu erkek kardeş olarak, arkadaşları arasında da gölgede kalmış biriydi. Kelid Aynası’nda gördüğü tablo veyahut Slytherin’in madalyonunda gizlenmiş olan Voldemort’un ruhunun bir parçasının ona gösterdikleri Ron’u aslında bir Slytherin yapabilir miydi? Neville Longbottom cesurdur, ama Cedric Diggory de öyle. Ayrıca ikisi de temiz birer yüreğe sahiplerdi. Acaba Hufflepuff Neville için doğru bina olabilir miydi? Belki o zaman asla potansiyeline ulaşamayabilir ve ezilen bir çocuk olarak kalabilirdi. Ya da Cedric doğru binada değildi. Hufflepuff başarılarıyla ünlü bir bina değilken kendisi Ateş Kadehi’nin seçtiği kişiydi. Neville’in de Cedric’in de cesaretleri ve iyi yüreklilikleri tartışmaya açık değildir ancak biri Gryffindor diğeri Hufflepuff. İki binadan kişiler de becerikli, korkusuz ve temiz kalpli olabilirler.

Ya Peter Pettigrew, hepimiz onun Gryffindor’da ne işi vardı diye sormadık mı? Voldemort’a en çok hizmet etmiş ölüm yiyen bir Gryffindor’du. İnsanlar onu da cesaretsizliği dolayısıyla (ki bence kendisi farklı türden bir cesaret sergiliyor.) Slytherin’e yakıştırarak yine ön yargılarını perçinleyebiliyorlar. Voldemort en aciz halinde iken ona bakan Peter’dı. Ben bunun korkaklıkla alakalı olduğunu sanmıyorum. Bir Slytherin illa korkak olamaz. Slytherin’in bundan çok daha büyük olduğunu düşünüyorum. Salazar Slytherin’in kendisinin bile en az Gryffindor kadar cesur olabileceğini anlamak gerek.

Çizgi çok belirsiz, Harry Potter bir Slytherin olsaydı Voldemort’u yendikten sonra Mürver Asa’yı yok etmek yerine belki bir gün onu yeni bir karanlık büyücü olmak için kullanabilirdi. Burada bina kötü olduğu için değil, yine Harry’nin hırslarına en kolay yenilebileceği bina Slytherin olduğu için böyle bir gelecek senaryosu öngörülebilir. Sağ kalan çocuk, Voldemort’u alt eden büyük büyücü, Mürver Asa’nın son sahibi… Böyle bir egoyla seherbaz olmayıp belki tarihin görebileceği en büyük karanlık büyücü olabilirdi pekâlâ. Harry kendi şeytanlarıyla en az Snape kadar savaştı. Şeytan, Slytherin değildir.

Böyle düşününce Quirrell’ın benim binamdan oluşuna şaşırmıyorum diyemem. Voldemort’u kafasının arkasında ve benliğinde ancak zayıf iradeli biri bu kadar tutkulu taşıyabilirdi. Güya zekâsıyla ünlü bir binadan çıkmış kendisi. Yine aynı şekilde Gilderoy Lockhart da bir Slytherin olarak düşünülebilirdi. Ama zekâsını bir Slytherin gibi kurnazca kullanamayan ve bu yüzden iki yeniyetme 2. sınıf öğrencisine yenilen bir adamı ben kendi binama, Ravenclaw’a bile yakıştıramıyorken kurnaz Slytherin’e hiç layık göremiyorum. Peki ya Helena Ravenclaw’u bir Slytherin olarak görebilir miyiz? Bir Slytherin’e yakıştırılacak şekilde annesinin zekâsına ve diademine olan kıskançlığına yani kendi şeytanlarına yenik düşmesine karşılık onu durdurmaya çalışan Kanlı Baron’du, bir Slytherin. Sonunda Helena’yı öldürmesi onu daha fazla mı Slytherin yapıyor? Elbette hayır. Benim binam da gayet rahat sahtekâr, Muggle düşmanı, safkan takıntılı karanlık büyücüler çıkarabilir. Bizzat Slytherin’in soyundan geliyor olan Voldemort’un, eski adıyla Tom Marvolo Riddle’ın aşk iksiriyle kandırılmış babası Tom Riddle bir muggledı. Slytherin olması soyunun baba tarafı açısından soru işareti yaratıyor. Peki ya kendine Melez Prens diyen Severus Snape yarım kan olduğuna göre Salazar Slytherin’in safkanlık takıntısını düşünürsek Slytherin’de ne işi vardı?

Bu soruların bir sonu yok. Dediğim gibi çizgi çok belirsiz. Karakter bazlı değerlendirme yapmak da binaların klasik tanımları üzerinden yorum yapmak da bir yere varmayı güçleştiriyor. Basitçe kalplerimize dokunan ve çocukluğumuzu güzelleştirip kalıcı kılan yazar J.K. Rowling’i suçlamak da pek mantıklı gelmiyor. Tüm bunlara kurgusal hatalar olarak değil de, küçük güzel nüanslar olarak bakıyorum ben. Binaların üstlerine yapışmış lekeler ve yönelimler bina kurucularına ait kalıpların da, binalara giren öğrencilerin de dışında kalıyor sanırım. Zaten kalıplar belirginlik konusunda işi yeterince zorlaştırıyor. Yine öğrencilerin tercihleri de binalarının ve o binaların kurucularının tercihleri olmuyor. Binalar kişilere ait olabilecekleri bir ev ve en yüksek potansiyellerine ulaşabilecekleri bir ortam sunar. Hepsi bu. Seçmen Şapka şiirlerini söyleyedursun, sizlerin tercihlerine saygı duyacaktır. Ancak yanılmazlığı şimdilik tartışmalı. Ravenclaw’un sembolünün kuzgun değil de kartal olması kadar yanıltıcıdır bazı şeyler.

Konuk Yazar: Kaan Şahin


bunlar da ilginizi çekebilir:

* Seçmen Şapka’nın Seçimlerine Bilimsel Bir Bakış

Seçmen Şapka’nın Belalıları: Harry Potter, Neville Longbottom ve Diğerleri

Fantastik Canavarlar Kahramanları Hakkında Seçmen Şapka Ne Diyor?

Seçmen Şapka, Dünya Edebiyatından 10 Değerli Yazara Binalarını Fısıldıyor!

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 27
    Shares