FİLME KALAN SÜRE

Harry Potter Serisi’ne Yön Veren Destan: “Üç Kardeşin Hikâyesi”

Ozan Beedle’ın meşhur hikâyesi, Harry’nin pek çok macerasına yön verdiği birçok temayı bünyesinde barındırıyordu. Pottermore’un hazırladığı listeye birlikte göz atalım.

1. Ölümü Atlatma ve Lord Voldemort

“Üç Kardeşin Hikâyesi” ölümün atlatılabilir bir şey olduğu fikrine dayanmaktadır. Üç adam Ölüm’ü kandırır, ama sadece geçici olarak, çünkü vadesi gelen şeyi onlardan alma umuduyla yaşamları boyunca Ölüm tarafından takip edilirler.

Durumları tüm ömrünü ölümsüzlüğe ulaşmayı ve bunun sunduğu avantajdan faydalanmayı umarak geçiren Voldemort’unkini andırır. Nihayetinde üç kardeşte olduğu gibi ölüm Voldemort’u yakaladı ve ölüm üzerinde hâkimiyet kurarak meşhur ve güçlü olma arayışı sona erdi.

Xenophilius Lovegood Harry, Ron ve Hermione’ye “Üç Kardeşin Hikâyesi”ni anlattığı dönem Voldemort’un ölümlü olması gündemdeydi. Üçü Voldemort’u yok etmek için Hortkulukların izini sürüyordu, yani ölümü kandırmaya yeltenen ve başarısız olan üç kardeşin bu hikâyesinin Altın Üçlü için bayağı umut verici olacağını tahmin edersiniz.

“Ben, ölümsüzlüğe ulaşan yolda herkesten daha ileri gitmiş olan ben. Amacımı biliyorsunuz – ölümü fethetmek.”

– Harry Potter ve Ateş Kadehi

2. Dileklerinizde Alçakgönüllü Olun

Harry, kuşkusuz alçakgönüllü niteliğe sahip kökenlerinden dolayı yolun başında tevazu gösteren bir karakterdi. Kötü davranılmış insanları umursayan cana yakın bir çocuktu, nadiren de kibirli olabiliyordu.

Bu durum elbette kitaplar ilerledikçe değişti – Harry daha inatçı, daha katı biri oldu, tabii hiçbir zaman babası gibi olmanın ucundan geçmedi. Yine de önceden olduğundan daha az alçakgönüllüydü ve “Üç Kardeşin Hikâyesi” onun için pek çok açıdan önemli bir uyarıydı.

Erkenden ölmeyen tek kardeş Ölüm’den onu takip edemesin diye sadece onun gözünden ırak bir koruma alanı isteyen kardeşti. Sonuç olarak korkunç kaderlere maruz kalan kardeşlerinin aksine mutlu bir hayat sürdü ve huzur içinde öldü.

Bu, hikâyenin seride genellikle paylaştığı bir temaydı. Voldemort’un alçakgönüllülükle uzaktan yakından alakası yoktu, büyük dilekleri onu yoldan saptıran ve sonunda öldüren şeydi. Aldığınız kararlarda etik olmanın ve hırsınızın sizi ele geçirmesine izin vermemeniz gerektiğinin önemli olduğunu öğrenmiştik.

Harry Ölüm Yadigârları’na olan takıntısına rağmen sonunda bu dersi aldı ve muazzam gücüne rağmen Mürver Asa’yı elden çıkardı. Harry’nin ailesinde nesilden nesle geçen aynı pelerin olan görünmezlik pelerinine sahip kardeş gibi, Harry ölüme karşı koymaktansa onu kabullenmeyi bildi.

Ama Ölüm yıllarca üçüncü kardeşi arasa da onu asla bulamamış. En genç kardeş ancak çok ileri bir yaşa erişince nihayet Görünmezlik Pelerini’ni çıkarmış, oğluna vermiş. Sonra Ölüm’ü eski bir dost olarak selamlamış ve onunla birlikte memnuniyetle gitmiş ve ikisi, birbirinin dengi, bu hayattan ayrılmışlar.

– Ozan Beedle’ın Hikâyeleri

3. Büyü Acıya Çare Olamaz

Üç kardeşin hikâyesinden alınacak önemli bir ders de, özellikle Harry gibi biri için önem arz eden ders, büyünün acıya çare olamayacağıdır. İkinci kardeş uzun süre önce kaybettiği aşkını hayata geri döndürmek için Ölüm’den Diriltme Taşı’nı hediye olarak istemişti, ancak geri gelen kızın önceki hâlinin siluetiydi ve ikinci kardeş kendini intihara sürükledi.

Bir zamanlar evlenmeyi umduğu ancak vakitsiz ölmüş kızın silueti bir anda önünde belirince hayret ve memnuniyet içinde kalmış. Ancak kız sessiz ve soğukmuş, aralarında bir tül varmış gibi ondan ayrıymış. Fani dünyaya dönmüş olsa da, gerçek anlamıyla oraya ait değilmiş ve ıstırap çekiyormuş.

– Ozan Beedle’ın Hikâyeleri

Büyünün acıya çare olamayacağı fikri seride pek çok kez karşımıza çıkan bir detaydı. Hortkuluklar hayatın yerini tutacak olan zayıf bir şey olarak sergilenmiştir – ne kadar çabalarsan çabala herhangi bir anlam arz edecek şekilde ölümlü olmaktan kaçamazsın. Aynı şekilde, Felsefe Taşı yaşamı uzatma yolunda bir diğer boş girişimdi. Neşelendirme Büyüsü’nün etkisi bile eninde sonunda geçecektir.

Hayaletler öldükten sonra ölümlü dünyada var olmaya devam edebilirler ancak tekrar edecek olursak hayalet olarak yaşamak Neredeyse Kafasız Nick’in de tarif ettiği gibi “hayatın cılız bir taklidi”dir. “Üç Kardeşin Hikâyesi” bize büyünün sevdiğimiz birinin ölümüne çare olamayacağını ve çektiğimiz acıyı da iyileştiremeyeceğini göstermiştir.

4. Kibir Sonunuzu Getirebilir

Mürver Asa verilen kardeşin kaderiyle Voldemort’un kaderi arasındaki ilişkiyi görmek zor değil. Harry elbette zamanında bunu bilmiyordu, ama bu yerinde bir benzerliktir çünkü Mürver Asa’ya sahip olan kardeş kibirle yoldan sapmış, güç arzusuna kapılmış ve bu nihayetinde onu öldürtmüştür.

Benzer şekilde,  Voldemort’un kendi kibri ve yenilmez olduğuna dair inancı onu öldürten şeylerdi. Yine de düşmanını küçük görmeyi başardı ve tüm zamanların en büyük büyücüsü olma yolunda başarısızlığa uğradı.

Üç Kardeşin Hikâyesi”nin Harry’nin öyküsündeki etkisini siz nasıl yorumluyorsunuz? Görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın!


bu da ilginizi çekebilir:

“Üç Kardeşin Hikâyesi” Hayran Filmi

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 23
    Shares