Pottermore’dan Hayaletler Hakkında Bilmeniz Gereken 6 Gerçek(!)

Harry Potter kitaplarının kimi zaman eğlenceli bir detayı, kimi zamansa kilit noktası olan hayaletler için Pottermore bir güzellik yapmış ve hayaletler için rehber niteliğinde bir yazı hazırlamış!

Harry Potter ve Felsefe Taşı’yla Hogwarts hayaletleri de hayatımıza girmiş oldu ancak hayaletler okulun duvarlarıyla geçitleri arasında hapsolmuş değiller elbette. Peki hayaletler nasıl da tüm bu hikaye kültürünün büyük bir parçası haline geldiler?

Büyücü dünyasındaki hayaletlerin durumunu Neredeyse Kafasız Nick’in şu sözleri epey güzel açıklıyor.

“Ölümden korkuyordum,” dedi Nick yavaşça. “Geride kalmayı seçtim. Bazen yapmamış olmam gerektiğini düşünüyorum…şey, ne oradasın ne de burada…aslında, ben ne oradayım ne de burada…” Üzgün bir şekilde kıkırdadı. “Ölümün sırları hakkında hiçbir şey bilmiyorum Harry, çünkü ben onun yerine hayatın cılız bir taklidini seçtim.”

– Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı

Nick’in hayaletlerle ilgili tanımı kurgudaki ölü olmayan kişilerin tasvirlerine nasıl uyarlanabilir?

1. Hayaletler Genellikle “Tamamlanmamış işler” İçin Geri Gelirler

Bir hayaletin garip yarı-hayatı büyücü dünyası için pek de eşsiz bir şey değil. Birinin hayalet olarak dönmesi konsepti, ruhun bedenden bağımsız olarak var olması inancına dayanıyor. Kültürler ve dinlerdeki ayrılıklar bir yana, antik zamanlarda da pek çok kişi ölümden sonra yaşama inanmışlardır.

Ölümden sonra hayatın nasıl şekilleneceğine her bir bireyin nasıl yaşadığı, nasıl öldüğü ve nasıl hatırlandığı karar veriyor. Cenaze törenlerinin oluşumunda da bunun etkisi vardır çünkü uygun olmayan defin işlemi, ölülerin geri dönmesinin sebebi olarak görülüyordu.

Tüm kültürler hayaletlerin var oluş sebebi için tek bir ortak noktada kesişirler: tamamlanmamış işler. İster intikam dolu bir katil, ister başka arzularla dolu olsun, hayalet olarak geri gelenler genellikle bir şeyi tamamlamak için gelirler. Hogwarts öğretmeni Profesör Binns’in tamamlanmamış tek işi ertesi günkü ders olabilir ancak Mızmız Myrtle açıkça işkencecisine musallat olmak için geri döndü.

2. Hayaletlerin En Eski Örneklerinden Biri İncil’den Geliyor

İlk kitap Samuel’de, İsrail Kralı Saul bir medyumu ziyaret eder.  Ondan, ‘bir örtüyle kaplanmış yaşlı bir adam’ olarak ortaya çıkan ölü peygamber Samuel’i canlandırmasını ister. Bunun, Cadılar Bayramın’da gördüğümüz şeker ya da şakacıların giydiği beyaz, kayarak ilerleyen hayalet görünümünü etkilediği söylenmekte.

“Hayalet” kelimesi 16. Yüzyıl’dan beri kullanılıyor aslında. Hayalet korkusu ise bundan çok daha eskilere dayanıyor.  Hayalet tartışmaları günlük hayatta sevilse de karşımıza hayalet çıkması nadiren hoş karşılanır. Antik dünyada ölülerin geri gelmesi bir şeylerin yolunda gitmediğinin işaretiydi. Bu, en eski masallarda karşımıza çıkmış ve Victoria Dönemi hayalet hikayelerinden modern korku filmlerine, ana konu olarak kendine geniş bir yer edinmiştir.

3. Hayaletler Gerekçeleri Olmadıkça Her zaman Korkunç Değillerdir

Kötü hayaletler kadar iyi hayaletler de olmasına rağmen bu korku varlığını sürdürüyor. Hogwarts’ta hayaletlerin çoğu zararsızdır. Ravenclaw’un hayaleti Gri Leydi gibi sessiz ve üzgün olabilirler ama asla kızgın veya intikam dolu değillerdir.

Halk hikayelerindeki tehlikeli hayaletlerin yarım kala işleri, şiddetli bir şeylerle bağlantılıdır. Duygusal olarak daha nötr, daha tehlikesiz sebeplerden dolayı dönmüş olan hayaletlerin aksine diğerleri ölmüş olmaktan dolayı öfkelidirler. Yine de bir hayaletin sizi ziyaret etmesi genellikle kutlama yapılacak bir şey değildir.

4. Hayaletlerin Görünümü Şartlara Bağlı Olabilir

Bir hayaletin doğası, yaşamında ve ölümünde ne yaşadığına bağlıdır, görünümü de öyle. Hayaletin tanımı bedeninden ayrılmış ruh olmasına rağmen çoğu hayalet ölmeden önceki hallerinin solgun, transparan versiyonu olarak görünür. Helena Ravenclaw’u öldürmenin cezası olarak giydiği zincirlerle dünyaya geri gönen Slytherin’in Kanlı Baron’u gibi, hayaletler bazen yaşamlarından veya ölümlerinden arta kalanları taşıyabilirler.

5. Hayaletler Belirli Yerlere Musallat Olma Eğilimindedirler

Çoğu efsane bize hayaletlerin yaşamlarında ya da ölümlerinde onlara bir şeyler ifade eden yerlere, mesela intikam almak için öldürüldüğü yere ya da trajik bir kaza sonucu öldüğü yere gittiklerini söyler. Genellikle bir yerle ya da en azından bir veya bir grup insanla ilişkilidir.

Modern popüler kültürde hayaletler etrafta çok sık gezmezler, o nedenle okulun  onlara hayatlarında bir şeyler ifade ettiğini varsaysak da Hogwarts hayaletleri bir tür istisna.

6. Ancak Tüm Hayaletler Size Musallat Olmak İstemez

Victoria Dönemi’nde hayalet öyküleri bir tür olarak icat edildi ancak hayaletler yüzyıllardır hikayelerde ortaya çıkıyorlar. İncil’deki Samuel’den ya da Hamlet’teki Hamlet’in babasından Susan Hill’in Siyahlı Kadın’na, hayaletler korkunç, intikamcı ve şaşırtıcı olarak tarif edilmeye başlandı.

İstisnalar da var elbette, buna bir örnek ise Charles Dickens’ın ünlü hayalet öyküsünden geliyor. Bir Noel Şarkısı ruhani her şeyiyle Victoria Dönemi’nin cazibesini çiziyor. Öyküde Ebenezer Scrooge neşeliden korkağa üç tane hayaletle karşılaşır. Tüm hayaletler Scrooge’a geçmişini ve geleceğini görebilmesi için uzay ve zamanda yolculuk etmesine yardım eder.

Hasılı, yazıdan da anlaşılacağı üzere, tüm hayaletler kötü değildir. Sadece hangisiyle karşılaştığınıza bağlı bir durum bu.

Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın yayımlanışının 20. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Pottermore’da ilk Harry Potter hikayesinden anları, olayları ve karakterleri paylaşılacak, tabii bizler de sizinle paylaşacağız. Takipte kalmaya devam edin!

Hogwarts Hayaletleri Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Buraya Tıklayabilirsiniz!

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 2
    Shares

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir