FİLME KALAN SÜRE

DEV TEORİ: Jacob Kowalski, Helga Hufflepuff’ın Soyundan mı Geliyor?

Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları filmi beyaz perdede yerini almaya hazırlanırken seriye dair teoriler de hızla üretilmeye devam ediyor. Jacob Kowalski’nin kökenine dair bu teoriyi okuyunca çok şaşıracaksınız!

Dursleyleri saymazsak Jacob, Büyücülük Dünyası içerisinde görece en büyük ve önemli role sahip olan tek Muggle, üstelik olaylara dâhil olmasının da yegane sebebi Newt’in onun yanında otururken yanlışlıkla yumurtasını düşürmesi. Bu da akıllarda Jacob’ın Büyücük Dünyası’yla olan ilişkisini göstermek için kasten mi yapıldığına dair soru işaretleri oluşturuyor çünkü baktığımız zaman oldukça önemsiz gibi gözüken birinin çok büyük olaylarda yer aldığını görüyoruz. Teoriye göre Newt ile Jacob’ın karılaşması tamamen kaderin bir cilvesi, tıpkı Harry’nin Voldemort’la dövüşmesi gibi. Jacob’ın aslında Büyücülük Dünyası ile kendisinin bile farkında olmadığı çok büyük bir bağlantısı var – sıkı durun – Jacob, Helga Hufflepuff’ın soyundan geliyor!

Teorinin çıkış noktası Hufflepuff’ın maskotuyla başlıyor. Dört kurucuyu da incelediğimizde seçtikleri maskotların isimleriyle uyumlu olduğunu görüyoruz: Gryffindor’un maskotu aslan ve mitolojide Griffin kanatları olan aslan için kullanılan bir kelime; Slytherin’inki yılan ve İngilizce’deki “slither” kelimesi “yılan gibi kayarak ilerlemek” anlamına geliyor; Ravenclaw’un maskotu beklendiği gibi “raven” yani kuzgun değil kartal ama bunun kartalların zekayla ilişkilendirilmesi gibi birkaç sebebi mevcut. Ancak Hufflepuff’a baktığımız zaman isminin “badger” yani porsukla bir ilişkisini göremiyoruz.

Ama şöyle bir durum da var, J.K. Rowling’in Hufflepuff için düşündüğü ilk maskot aslında porsuk değil de ayıymış. Bunu da çok az basılmış ve nadir bulunan Harry Potter kitaplarının birinde yazdığı nottan görüyoruz.

“Belki de ilk fikrime sadık kalıp onu temsil etmesi için bir ayıyı seçseydim Hufflepuff hayranlarından hak ettiği saygıyı görürdü.”

Bu cümleden de anlaşıldığı gibi Rowling’in aklında alternatif fikirler varmış. Seçmen Şapka’dan öğrendiğimiz üzere Helga Hufflepuff’ın anavatanı Galler’in güney kesimlerinde ve oradaki vahşi yaşam ayıları değil ama kurtları ve porsukları içeriyor. Porsuklar çalışkanlık ve sadakat gibi kavramlarla ilişkilendirilen canlılar ki bu iki kavram da Hufflepuff’ın önem verdiği konular. Ayrıca porsuklar evlerini yerin altına inşa ediyor, tıpkı Hufflepuff Ortak Salonu gibi. Sonuç olarak coğrafya ve sembolizm açısında porsuk uygun bir maskot gibi görünüyor. Ancak bu çıkarım çok tatmin etmemiş olacak ki diğer Bina isimlerinde olduğu gibi Hufflepuff’ın ismi de maskotuyla bağdaştırılmaya çalışılmış.

Helga, Kuzey Germen dillerinde “holy” yani “kutsal” anlamına geliyor ancak bununla ilgili bir bağlantı kurulamamış. Öte yandan Hufflepuff uydurma bir kelime olsa da “huff” ve “puff” olarak ikiye böldüğümüzde ayrı ayrı anlamlarını inceleyebiliriz. Puff “hamur işi” anlamına geliyor ve bu çıkarım da teorinin esas noktasına yani Jacob Kowalski’ye geliyor. Pottermore’a göre Helga Hufflepuff yemeklerle ilgili büyüleriyle meşhur, ayrıca kendisi mutfakta çalışmaları için ev cinlerini getiren kişi ki bu yüzden de Ortak Salon mutfağın hemen yanında. Peki tüm Harry Potter evreninde Helga Hufflepuff dışında kimin özellikle yemek konusunda uzmanlığı var? Jacob Kowalski’nin!

Elbette on yüzyıl önce yaşamış biriyle sadece yemek konusunda benzemek yeterince iyi bir bağlantı değil, o nedenle başka yönlerden de ilişkilendirmek gerekiyor. İlk olarak Jacob duygusal olarak “huffy” yani hassas ve fiziksel olarak “puffy” yani tombiş. İkinci olarak her ne kadar kendisiyle Amerika’da tanışmış olsak da Jacob Polonya’da yani Hogwarts’a yakın bir Avrupa ülkesinde doğup ardından Amerika’ya yerleşen bir göçmen. Üçüncü olarak ise filmimizin ana karakteri bir Hufflepuff ve Jacob gerçek bir Hufflepuff’ın  ete kemiğe bürünmüş hali adeta: Çalışkan, sadık ve aynı Helga gibi başkalarının anında sırt çevireceği şeylere, mesela Newt’in canavarlarına, kucağını açan biri.

Tüm bunları topladığımızda birçok şey hâlâ tesadüf gibi görünüyor ama Jacob’ın kaderinde Büyücülük Dünyası’nın bir parçası olmak var. Bu nedenle Jacob’ı başka ünlü bir Hufflepuff ile ilişkilendirmeye çalıştığımızda karşımıza tek bir isim çıkıyor: Hepzibah Smith.

Kendisi Voldemort tarafından öldürülünceye kadar zengin bir hayat yaşayan yaşlı bir hanımefendiydi. Daha Voldemort’a Helga Hufflepuff’ın soyundan geldiğini söylemeden önce Kupa’yı ailesinden başka insanların istediğini söylüyor ki bu oldukça önemli çünkü Hufflepuff’ın soyundan gelen başka ailelerin de var olduğunu öğreniyoruz. Tabii Hepzibah’ın çocuğu yok ama soyağacındaki biri soyadı Kowalski olan biriyle evlenip Jacob’ın dünyaya gelmesini sağlamış olabilir. Öte yandan hem Hepzibah hem de Kowalski Yahudi ismi ki bu onları birbirine daha da yaklaştıran bir gerçek. Ama hepsi bununla sınırlı değil. Kowalski’nin anlamı ne biliyor musunuz? “Smith”in oğlu” demek! Belli ki Rowling burada bize Jacob’ın soyadının aslında Smith olduğunu ve onun Hufflepuff’ın soyundan geldiğini çıtlatıyormuş.

Toparlayacak olursak; elimizde serinin ana karakterinin ve Jacob’ın en yakın arkadaşının mezun olduğu bina olan Hufflepuff’ın canlı kanlı hali yani sadık, çalışkan, duygusal, tombiş ve Avrupa’dan göç eden bir pasta şefi var. Tüm bunlar, Jacob’ı Büyücülük Dünyası’na sırf Newt’in yanında bir süre oturması ve olaylara dâhil olmasından çok daha fazla bağlayan şeyler.

Siz teoriyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Tüm bunlar birer tesadüf mü yoksa Rowling’in planlayarak yaptığı bir başka şey mi? Yorumlarda bahsetmeyi unutmayın!

Kaynak: SuperCarlinBrothers

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 36
    Shares