FİLME KALAN SÜRE

Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları – Kafamızdaki Sorulara Ne Kadar Cevap Alabildik?

İki yıllık bekleyişin ardından beşlemenin ikinci ayağı olan Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları filmini dün nihayet izleme fırsatı bulduk. Açıkçası ilk filmle ilgili aklımızda birçok soru vardı ve yeni gelen fragmanlarla da, “Bu ne ola ki?” dediğimiz yenilerini de öncekilere eklemiştik. Peki hepimizin merak ettiği o son soruyu da yazıp yazımıza başlayalım: “Cevapları alabildik mi?”

Filmi beğendim mi beğenmedim mi sorusuna, dünkü Instagram canlı yayınındaDaha tam olarak sevdim veya sevmedim diyemem, emin değilim,” şeklinde bir cevap vermiştim, izleyenler hatırlayacaktır. Açıkçası aradan geçen bir günde bu soruda hala benzer bir görüşe sahibim. Kendini izlettiren ama maalesef arada sıkıcı sahnelerin de bulunduğu, ilk filme göre eleştirilmeyi daha çok hak eden bir iki saat izlediğimizi söylemem gerekiyor.

Senaryo yazarlığının bizzat J.K. Rowling’e ait olması aslında bu olumsuz anlamdaki eleştirisel bakışı daha da haklı bir konuma getiriyor. Zira bizler, Harry Potter kitaplarından Rowling’in sivri zekasına ve araya koyduğu detaylara tav olmuşken, burada sanki ilk bölümde aklına gelmeyip ama bu filmde sırf ilgiyi daha fazla tutabilmek için, “Aa bunu da ekleyeyim bari,” dediği şeyler vardı. Bununla birlikte sıkılmamıza yol açan diğer bir neden de sanki bazı sahnelerin gereksiz uzatılarak bizlere sunulmasıydı. Genel izleyici bazında belki bunlar normal film teknikleri olarak görülse de filme asıl gidecek olan Potterhead kesiminin pek de normal karşılayacağını düşünmüyorum.

Gelelim karakterlere. Gellert Grindelwald olarak gördüğümüz Johnny Depp’in rolünü güzel şekilde kotardığına ve iyi bir Grindelwald olduğunu söyleyebilirim ki sanırım sizler de izlerken bana katılacaksınız. Yine de Rowling’in kaleminden çıkan bu karaktere olan bakış açısı bir iki sahne yüzünden, “Ama o böyle bir karakter değil ki?” demenize neden olabilecek hareketler sergiliyor. Leta Lestrange’in filme olan katkısı düşündüğümden daha fazlaydı ve bu beni mutlu etti. Yine Nicolas Flamel, Nagini, Profesör McGonagall gibi karakterleri de gördük ama film çıkana kadar bu karakterler hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Zira bazıları hakkında hem spoiler olabilir hem de üzülebilirsiniz. Kowalski’yi hikâyeye ekleme şekilleri güzeldi. Dörtlüyü tekrar bir arada izledik. Ya da gerçekten de bir arada izledik mi?

Hatırlarsanız bu filmler ilk duyurulduğunda bir üçlemeydi. Sonra ilk film çıkmadan birkaç gün önce, Rowling bir canlı yayında -yanında olan başrol oyuncularına da sürpriz yaparak- bunun bir beşleme olacağını söylemişti. Sırf bu nedenle çok daha güzel olacak bir film, sadece yapılmış olmak için yapılan bir “geçiş filmi”ne dönüştürülmüş. Kurgusal olarak beklentileri karşılayamadığından ve yetersiz bir senaryosu olduğundan Rowling’in sonraki filmlerde bu adımı nasıl unutturacağını da düşündürüyor. Aklıma sonraki filmleri getirip ikinci bir Hobbit vakası yaşar mıyız sorusunu sormuyorum değil hani.

2 saatlik bir uzunluğa sahip olan Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları aksiyon anlamında da zayıf kalıyor, başlarda ve sonlarda olan bazı sahneler dışında durağan geçiyor. Efektler ve canavarlar anlamında bizleri yine görsel bir şölen bekliyor. Fakat siz siz olun, elinizden geldiğince güzel bir sinema salonunda ve mümkünse 2D olarak izleyin. Zira filmin keyif veren en önemli (hatta bazıları için tek) yanını kötü bir görüntüyle heba etmek istemezsiniz.

Kısaca müziklerden de bahsetmek istiyorum. Şu an filmi tamamen düşündüğümde aklıma gelen tek müzik Hogwarts sahnelerinde çalan ve sizlerin de aşina olduğu eski müzikler. Bu film için yönetmen değişikliğine ısrarla gitmeyen yapımcılar neden John Williams ile anlaşamıyor? Warner Bros. gibi bir stüdyonun, üstelik de iyi kötü oluşuna bakmadan kâr elde edeceğine emin olduğu bir filme böyle bir hamle yapmamasını aklım almıyor. Anlaşılamamıştır, prosedürlerdir, bir şeylerdir tamam ama filmin ana müziği dışında etkileyici bir yanı yoktu diye düşünüyorum.

Cuma günü ayrıntılı bir spoiler’lı yazı geleceği için şimdilik karakterler konusunda bazı detaylara giremiyorum ama o yazıda neyin neden yapıldığı sorusuyla alakalı kafanızda daha net cevaplar oluşacaktır eminim.

Sözün özü Grindelwald’ın Suçları tam bir geçiş filmi konumunda. Hogwarts sahneleriyle sizleri tekrar o eski günlere döndüren, geçmiş ve geleceği karıştırarak çoğu sorunun cevabını vermiş ve fakat yeni sorular doğurmuş, üstelik bana sorarsanız zayıf ama yine de merakta bırakıcı sonuyla da kendisini tamamlamış bir macera.

İki yıl sonra daha iyisini izlemek ümidiyle, iyi seyirler!


diğer incelemeler

– spoiler içermeyen incelemeler –

* Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları’na Spoiler’sız İlk Bakış

* Fantastik Canavarlar: Grindelwald’ın Suçları Filmi Nasıldı?

– spoiler’lı incelemeler –

* Fantastik Canavarlar 2: Grindelwald’ın Suçları mı? Yoksa J.K. Rowling’in Suçları mı? (Spoiler’lı İnceleme)

* Fantastik Canavarlarlar: Grindelwald’ın Suçları’nı Beğenenler Takımı!

⁠⁠⁠Evapsie!
  • 27
    Shares