3. FİLME KALAN SÜRE

The Ickabog #15: J.K. Rowling’den Bir Peri Masalı – Kralın Dönüşü | OKU

The Ickabog #15: J.K. Rowling

J.K. Rowling’in kaleminden yeni bir peri masalı: The Ickabog. Yazar, Harry Potter serisini yazdığı sıralarda başladığı bu öyküyü yıllar sonra internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlanıyor. FantastikCanavarlar.com olarak bizler de bölümleri Türkçeye çevirip sizlerle buluşturuyoruz.

The Ickabog hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.


– giriş, önsöz ve ilk bölümler-
– bölüm 12 –
– bölüm 13 –
– bölüm 14 –

bölüm 15

Kralın Dönüşü

Kral ertesi sabah Chouxville’e doğru yola çıktığında, Ickabog’un bir adamı öldürdüğüne dair dedikodular yalnızca Baronstown’taki köprünün ötesine geçmekle kalmamış, gün doğumundan önce harekete geçen peynir tüccarlarından oluşan bir grup sağ olsun, başkente kadar ulaşmış.

Chouxville nasıl ki ülkenin kuzey ucunda yer alan bataklığa en uzak şehirse, Chouxville insanları da ülkenin diğer şehirlerindeki insanlarından bir o kadar daha bilgili ve eğitimliymiş. O yüzden panik dalgası şehre ulaştığında, inanmayanların sayısı bir hayli yüksekmiş.

Şehrin meyhaneleri ve marketleri hararetli tartışmalarla çalkalanıyormuş. Şüpheciler Ickabog’un gerçek olduğu saçmalığına gülerken, diğer bir kesim de Marshland’de hiç bulunmayanların çok biliyormuş gibi konuşmaması gerektiğini söylüyormuş.

Ickabog söylentileri güneye doğru yayıldıkça değişmeye de başlamış. Bazıları Ickabog’un üç adamı öldürdüğünü, bazıları da birinin sadece burnunu kopardığını söylüyormuş.

Bununla birlikte, Kent-İçi-Kent’teki tartışmalara bir parça gerginlik de hâkimmiş. Saray Muhafızları’nın eşleri, dostları, çocukları askerler için endişeleniyor, ama askerlerden biri ölse ulakla haber alacak olurlardı diye düşünüp birbirlerini avutuyorlarmış. Söylentiler okul çocuklarının arasında da dönünce dehşete düşen Bert annesini görmek için saray mutfağına geldiğinde, Bayan Beamish de oğlunu böyle sakinleştirmiş.

“Babana bir şey olmuş olsaydı, kral bizi bilgilendirirdi,” demiş Bert’e. “Hem bak, senin için ne ayırdım?”

Bayan Beamish kralın dönüşü için Cennet Umutları hazırlamış ve pek muntazam görünmeyenlerden bir tanesini ona vermiş. Bert, Cennet Umutları’nı yalnızca doğum günlerinde yiyebildiği için şaşkınlıkla soluğunu tutmuş ve küçük pastadan bir ısırık almış. Anında gözleri mutlulukla dolmuş, sanki mutluluk ağzından içeri girerek tüm endişelerini damağında eriyen pasta gibi eritip yok etmiş. O anda babasının o harika üniformasının içinde eve gelmekte olduğunu ve yarın okulda herkesin ilgi odağı olacağını düşünüp heyecanlanmış. Çünkü uzak diyarlardaki Marshland’de kralın adamlarının nelerle karşılaştığını bilen bir tek o olacakmış.

the ickabog Orson
Çizim: Orson (10 Yaşında)

Kralın birliği görüş alanına girdiğinde, Chouxville’e alacakaranlık çöküyormüş. Bu sefer, Spittleworth insanlara evlerinde kalmaları için mesaj falan göndermemiş. Yanlarında Saray Muhafızları’ndan birinin cesediyle saraya döndüklerini görünce, Chouxville halkının yaşayacağı panik ve korku duygusunu kralın dibine kadar hissetmesini istiyormuş.

Chouxville halkı, dönen askerlerin yüzlerinde çökmüş ve perişan ifadeler görmüşler ve birlik yaklaşırken onları sessizlik içinde izlemişler. Ardından, parmaklarıyla çelik grisi atın üzerine bağlanmış, sarıp sarmalanmış bedeni göstermişler ve kalabalığın arasına yükselen iç çekişler dalgalar misali yayılmış. Kralın birliği Chouxville’in parke taşlı dar sokaklarından geçerken erkekler başlarındaki şapkaları çıkarmış, kadınlar ise dizlerini bükerek onları selamlamış. Ancak, hiçbiri saygılarını krala mı yoksa ölen adama mı vermesi gerektiğini bilmiyormuş.

Eksik kişinin kim olduğunu ilk anlayan Daisy Dovetail olmuş. Yetişkinlerin uzun bacaklarının arasından birliği gözetlerken, Binbaşı Beamish’in atını tanımış. Bert ile geçen haftaki kavgalarından beri olan küs olduklarını tamamen unutup babasının elini bırakarak kalabalığın arasına dalmış ve iki taraftan örgülü kahverengi saçları havada uçuşa uçuşa koşmaya başlamış. Bert attaki bedeni görmeden ona ulaşmalıymış. Onu uyarmalıymış. Ama insanlar o kadar sıkış tıkış duruyorlarmış ki, Daisy ne kadar hızlı hareket etmeye çalışırsa çalışsın, atların hızıyla yarışamıyormuş.

Bert ile Bayan Beamish saray duvarlarının gölgesi altında olan evlerinin önünde duruyorlarmış ve kalabalıktan yükselen iç çekişler yüzünden bir şeylerin ters gittiğini anlamışlar. Bayan Beamish’in içine bir sıkıntı çökmüş, ama o yine de yakışıklı kocasını birazdan göreceğine eminmiş, çünkü ona bir şey olsaydı kral onu zaten bilgilendirirmiş.

Askerler köşeyi döndüğünde, Bayan Beamish’in gözleri binbaşını görmek umuduyla bir yüzden diğerine kaymış. Ama geride başka bir yüz kalmadığını fark edince, yüzünün rengi yavaş yavaş atmaya başlamış. Hemen sonra, Binbaşı Beamish’in çelik grisi atına bağlanmış bedeni fark etmiş. O sırada eli hâlâ Bert’in elini tutarken, düşüp bayılmış.

Bölüm 16 çok yakında FantastikCanavarlar.com’da!

The Ickabog hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

GÖZ ATIN  The Ickabog #23: J.K. Rowling'den Bir Peri Masalı – Duruşma | OKU
⁠⁠⁠Evapsie!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
1 Yorum

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir