3. FİLME KALAN SÜRE

The Ickabog #30: J.K. Rowling’den Bir Peri Masalı – Ayak | OKU

The Ickabog #30: J.K. Rowling

J.K. Rowling’in kaleminden yeni bir peri masalı: The Ickabog. Yazar, Harry Potter serisini yazdığı sıralarda başladığı bu öyküyü yıllar sonra internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlanıyor. FantastikCanavarlar.com olarak bizler de bölümleri Türkçeye çevirip sizlerle buluşturuyoruz.

The Ickabog hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.


– giriş, önsöz ve ilk bölümler-
– bölüm 27 –
– bölüm 28 –
– bölüm 29 –

bölüm 30

Ayak

Gel zaman git zaman, aradan bir ay geçmiş. Zindanların derinliklerinde, Bay Dovetail çılgınlar gibi çalışıyormuş. Daisy’yi tekrar görebilmek için dev tahta ayağı artık bir an önce bitirmeliymiş. Görevini tamamladıktan sonra Spittleworth’un sözünü tutup onu zindandan çıkaracağına inanmak için kendini zorluyormuş. Gel gelelim, kafasının içinde bir ses sürekli aynı şeyi söyleyip duruyormuş: Bundan sonra seni hiçbir zaman bırakmayacaklar. Hiçbir zaman.

Bay Dovetail korkusunu yenmek için hep yaptığı gibi tekrar milli marşı söylemeye başlamış:

Coooorn – ucopia, övgüler söyle krala,

Coooorn – ucopia, bağırarak katıl şarkıya…

Böyle sürekli şarkı söylemesi, diğer mahkûmların sinirini yontma ve çekiç seslerinden daha da çok bozuyormuş. Artık iyice zayıflamış ve üstü başı yırtık pırtık halde olan Kaptan Goodfellow durması için ona yalvarmış, ama Bay Dovetail hiç oralı olmamış. Git gide aklını yitiriyor gibiymiş. Krala sadakatini gösterirse, belki Spittleworth onu artık tehlike olarak görmeyip salabilir diye zavallıca bir fikre kapılmış. O yüzden marangozun hücresinden aletlerin çıkardığı çakma ve kazıma seslerinin yanında, milli marş da eksik olmuyormuş. Tahta, yavaş ama sağlam adımlarla artık pençeli dev bir ayak şeklini almaya başlamış;  üzerinde de at sırtındaki birinin ayağı yumuşak toprağa iyice basabileceği uzun bir tutacak varmış.

the ickabog casey
Çizim: Casey (11 Yaşında)

En sonunda tahta ayak bittiğinde Spittleworth, Flapoon ve Binbaşı Roach teftiş için zindanlara inmişler.

“Evet,” demiş Spittleworth, yavaşça; ayağı tüm açılardan inceleyerek. “Çok güzel, kesinlikle. Sen ne düşünüyorsun, Roach?”

“Bence bu iş görür, Lord’um,” diye cevaplamış binbaşı.

“İyi iş çıkarmışsın, Dovetail,” demiş Spittleworth, marangoza. “Bu gece gardiyana sana daha fazla yiyecek vermesini söyleyeceğim.”

“Ama bitirdikten sonra beni bırakacağınızı söylemiştiniz,” demiş Bay Dovetail, rengi solmuş ve yorgun bir halde dizlerinin üzerine çökerek. “Lütfen, Lord’um. Lütfen. Kızımı görmem gerek… lütfen.”

Bay Dovetail, Lord Spittleworth’un kemikli eline uzanmış, ama Spittleworth hızla elini kaçırmış.

“Dokunma bana, hain. Seni ölüme mahkûm etmediğime şükret. Gerçi bu ayak işimizi görmezse, hâlâ mahkûm edebilirim. Yani, ben senin yerinde olsam, planımın işlemesi için dua ederdim.”

Bölüm 31: Bir Kasabın Kayboluşu

The Ickabog hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın!

GÖZ ATIN  Peron Dokuz Üç Çeyrek Beyaz Perdeye Nasıl Taşındı?
⁠⁠⁠Evapsie!
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir